Bu bir inceleme değil...
Çok geç bitirdiğim bir kitap oldu maalesef. Çünkü Satranç öyle bir günde okunup geçilecek bir kitap değil. Her sayfasının her kelimesi tek tek büyük bir odaklanmayla okunmalı. Ben de bu zamanımın olmasını bekledim, bekledim. Ama bu fırsatı yakalayamadım. Otobüs yolculuklarında gürültüden bunalıp kulaklığı takar ve okursunuz, ama yine de tam veremezsiniz kendinizi. İşte bende de böyle oldu. Hele Satranç'ta bu odaklanmayı bu ortamda hiç yakalayamadım.
Bütün bunlara rağmen etkilendim. O lanet hücreyi, sandalyeyi, leğeni, masayı ve hep aynı desenli duvar kağıdını; bunların çerçevesi içindeki psikolojiyi okurken tüylerim diken diken oldu.
Tekrar okuyacağım. Bütün gücümle kendimi dünyadan soyutladığıma emin olduğumda zamanlarda ve Satranç'ı artık hazmettiğimi düşünene kadar tekrar tekrar okuyacağım...
Teşekkürler.