Kitabın deneme türünde olması açıkçası beni biraz çekingen kılmadı değil. Okudukça içine alan ama bazı bilgi eksikliklerinden ötürü anlamadığım noktalar da oldu. Tek bir konu ile birçok konuya değinen bir kitap. Kimlik ile başlayıp geçmişe, tarihe, dine, dile vb. birçok konuya değinmiş yazarımız. Kitabı kendi içinde dört bölüme ayırmış ve her bölüm kendi konusunda özelleştirilmekle beraber birbirinin destekleyicisi nitelikte. Okuma noktasında anlaşılır bir dile sahip. Altını çizmediğim sanırım çok az sayfa vardır, hayran kaldığım tespitleri oldu. Ayrıca görüşlerinin keskin olmaması, eleştirilerini iki tarafında açısından bakarak değerlendirmesi beni memnun eyledi. Bu tarz metinlerde objektif davranmak zordur ama yazar büyük ölçü de sağlamış bunu.
Kitabın içeriğine gelmeden evvel kimlik ne anlama gelmektedir ona bakalım. Kimlik, Osmanlı Türkçesi’nde “Hüviyet” yani “öz, varlık, benlik” anlamlarına gelmektedir. Bir diğer anlamı da yaklaşık 1600 “Aynılık, birlik, aynı olma hali” Fransızca’dan identite (14. yy.) Orta Çağ Latincesinden identitatem “Benzerlik, aynı” dan gelir. Kitabın isminin neden Ölümcül kimlik olduğuysa bu tanımlardan kolayca anlaşılacaktır diye düşünüyorum. Kişinin benliğinin, özünün, varlığının tek bir aidiyete/ögeye indirgenmesi onun kimliğine sahtelik katar, kimliğini öldürür. Sanırım bu kitabı yazmak da ancak çift kimliği olan bu yazara düşüyordu ve o bunu başarılı bir şekilde aktarmış.
Kitap kendi içinde dört bölüme ayrılıyor. Bölüm bölüm detaylandıralım.
-Birinci Bölüm: Kimliğim, Aidiyetlerim
Dünyada bizden farklı kimliklere ya da aidiyetlere sahip olmamız beklenir. İlla bir dine, ırka, siyaset vb. çatışmalara neden olacak bu kalıplamalar “Ayrıcalıklı” olmanın kapısını aralar. Halbuki insan kimliğini tek bir öge oluşturmaz. İnsan koskocaman bir