bireyler kederli tutkularına (korku, öfke, hınç, haset vb.) ne denli hakim olur ve hayatlarını ne denli akla göre idame ettirirlerse demokrasilerimiz de o kadar sağlam, canlı ve coşkulu olacaktır. bunu açıkça söylemese de, akıllarından çok duygularıyla harekete geçen yurttaşların diktatörleri ve demagogları seçebileceğini anlıyoruz.
hitler versay antlaşması'ndaki küçük düşürülmenin ardından, alman halkının kızgınlığından ötürü son derece demokratik bir biçimde seçilmemiş miydi? donald trump beyaz saray'a, amerikalıların büyük çoğunluğunun hissettiği öfke ve korkudan ötürü girmedi mi?