Leyla'cığın yok artık.. Adını andığın o güzel insanlar yok.
Ve ne yazık ki hiçbir şeyin iyiye gittiği de yok. Ülkece (ve bence dünyaca) akıl almaz bir deliliğin içine doğru sürükleniyoruz..
...
Bir kitapta iki şahane kadını bir arada yaşamak inanılmaz güzeldi. Keşke sadece bu kadarla kalsaydı.
Karşılıklı mektuplar değil, yalnız Tezer Özlü'ye ait mektuplar yayınlanmış. Bu yüzden kitap, ümit ettiğimden daha kısa sürdü. Gerçi bu süreyi belirleyen gerçek neden Özlü'nün yaşam süresiydi elbette.
Bilinen sona doğru sayfalar akarken, kalbiniz sıkışmaya başlıyor. Son mektuptan sonrası ise zifirî sessizlik..
"Yaşamın sonu hiçbir zaman bana ırak gözükmedi.
Her yüzde, her solukta, her büyüyende, her yaşlananda, her sarılmada, her sabahta gördüm yaşamın sonunu."