''Geceleri gökkuşağına boyamak mıdır suçum?
herkes bağırırken şiirler okumak mı,
susmak mı sözün bittiği yerde, kusmak mı sindirebildiklerinizi?
Apansız uykum kaçıyor kaç gece, bu da mı aleyhime kanıt?
Sondan saymaya başladım adları-böyle hoşuma gidiyor,
beğenmeseler de seviyorum ellerimi,
hep olmayacak düşler görüyorum, yenileceğim kavgalara giriyorum durmadan.
İtiraf ediyorum…
Silin adımı listenizden, yokum; aslında bir oyun olan kavgalarınızda ve aslı bir kavga olan oyunlarınızda. Kirli sevinçlerinize ortak etmeyin beni. Gözyaşlarınızı da paylaşmıyorum. Yalan övgülerinize ihtiyacım yok.
Gıyabımda kesinleşmiş hükümler verin.
Bir sürgün nereye sürülebilir? Gölgeler kelepçeye vurulur mu? Çekilin, yürümediğiniz yollarımı kirletmeyin.!''
''Kendinden vazgeçmek, kendini bulmak/kabullenmek: İnsanın hayatında bir çok evre vardır ve bu evrelere göre de kişinin kendi olma durumu değişkenlik göstermektedir. Geçmişteki, şimdiki ve gelecekteki ''sen'' değişkendir. Ve değişken olan bir hayat içerisinde kendin olma durumları da bir çok hal içerisinde bulunmaktadır. Önemli olan ''senin'' için hangi halinin kendin olduğuna karar vermektedir. ''
Eyüp ERDOĞAN
''Koşulların eşitliğinin aşamalı gelişimi tanrısal bir olgudur, onun başlıca özelliklerini taşır; evrenseldir, kalıcıdır, her seferinde insanın hükmünden kaçıp kurtulur, tüm insanlar gibi tüm olaylar da onun gelişimine hizmet eder.''
“Elitizm, üzerinizde taşıdığınız kıyafetler değildir. Kıyafetlerinizin altında yer alan bedeniniz de var olan kişiliğiniz ve kişisel birikiminiz ile yansıyan konuşma şekliniz, hal ve hareketleriniz, gülüşünüz neye güldüğünüz gibi sıralanacak özelliklerinizin sadece bir bütünüdür.”
Eyüp Erdoğan