Avrupa’lılar Amerika’ya yerleştiklerinde, orada öyle büyük miktarda bizonla karşılaştılar ki, Bu hayvanların göç eden bir sürüsü yollarına çıktığında bu öncü göçmenler durup beklemek zorunda kaldılar. Bizonların kalabalık sürülerinin geçişi kimi zaman iki, üç gün sürüyordu. Ve Ruslar Sibirya’da mülk edindiklerinde, orayı karaca, antilop, sincap ve diğer sosyal hayvanlarla öylesine dolu buldular ki, Sibirya’nın fethi yüz yıl boyunca süren bir av seferinden başka bir şey olmadı. Doğu Afrika’nın çayırlık ovaları hâlâ zebra, Afrika karacası ve diğer antilop sürüleriyle doludur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayatta kalma mücadelesi bu iki yamyla -gerçek anla mıyla ve metaforik anlamıyla- incelenmeye başlandığında ilk göze çarpan şey, evrimcilerin çoğunun kabul ettiği gibi yal nızca yavru yetiştirmek için değü, tek tek canlıların güvenli
ği ve gerekli besini sağlamak için de karşılıklı yardımlaşma olgulanna bolca rastlandığıdır. Hayvanlar âleminin birçok kategorisinde karşılıkh yardımlaşma kuraldır. En alt düzey ha}rvanlar arasında büe karşıhklı yardımlaşmayla karşılaşı- nz; günün birinde sudaki yaşamı mikroskopla inceleyen göz lemcilerin mikro-organizmalar arasında bilinçsiz karşıhkh destek olgularım bize göstermelerine de hazır olmahyız. Ter mitler, karıncalar ve arılar hariç, omurgasızlann yaşamı hakkındaki bilgimizin son derece sınırlı olduğu doğrudur; bu nunla birlikte, alt düzey hayvanlarla ilgili olarak bile, gayet iyi kanıtlanmış işbirliği olguları toplayabiliriz. Çekirgelerin, tavuskelebeklerinin, ateşböceklerinin, ağustosböceklerinin, vs. gösterdiği sayısız ortak çaba gerçekte pek az bilinmektedir.
fakat yalnızca varlıkları bile, karıncalann ve arıların göçlerinde geçici işbirliği ilkeleriyle aşağı yukarı aynı ilkelere göre örgütlenmiş olmaları gerektiğini göstermektedir.
Kuşkusuz, hayatta kalma mücadelesini inkâr etmiyorum, fa kat hayvanlar âleminin, özellikle insanlığın tedrici gelişiminin, birbiriyle mücadeleden çok karşılıklı destekten güç aldığını sa vunuyorum... Tüm organik varlıkların iki temel ihtiyacı vardır: Beslenme ve türün üremesi. Birincisi onlan karşılıklı mücadele ye ve imhaya yöneltirken, türü koruma ihtiyacı onlan birbirine yakınlaştınr ve birbirlerine destek olmaya yöneltir. Fakat, orga nik dünyanın evriminde -organik varlıklann tedrici değişimin de- tek tek varhklar arasındaki karşılıklı dayanışma onlann bir- birleriyle mücadelesinden çok daha önemli bir rol oynar.”'*
İnsan ruhunu yitirdikten sonra dünyalar onun olsa neye yarar.
Mürekkep yalamış, mesleğinde başarılı olmuş adamlara bir baksana ; ne kadar da çirkinler!