İnsanlar, kendine ait bir düşüncesi ya da iradesi olmayan bir koyun sürüsü gibi, bir
yerden diğerine, bazen birlikte, bazen ayn ayrı güdülüyordu. İşkence
ve sadizm yöntemlerinde ustalaşmış, küçük ama tehlikeli bir birlik, her yanımızı kuşatmış.
Bizler alışkanlık yaratacak şekilde donatıldığımızdan,
neden gerçek büyüklüğü, merhameti, dehayı, pratik zekâyı,
gücü, sevgiyi, farkındalığı, cömertliği, şifayı, kuantum oluşumunu
ve kutsallığı yeni alışkanlıklarımız yapmıyoruz?
insan bilinçli olarak mutlu, sağlıklı veya
özgür olmak isteyebilir, ama 20 sene boyunca acılara ve o acı
ve acıma kimyasallarının tekrarlanan döngülerine ev sahipliği
yapmanın bir neticesinde, beden bir alışkanlık evresinde yaşamaya
koşullandırılır. Ne düşündüğümüzün, yaptığımızın yada hissettiğimizin farkında olmayı bıraktığımızda alışkanlığa bağlı yaşarız; bilinçaltında hareket ederiz.