Her şeyin gerçek anlamını derhal görüyor, parmağını tam yaranın üstüne basıyordu. Halbuki kurnazlık bir fare gibi her şeyin çevresinde gezinir ve saklanır.
Dijital Panoptikon'un sakinleri, kendilerini izleniyormuş, yani gözetleniyormuş gibi hissetmezler. Böylece kendilerini özgür hisseder ve gönüllü olarak kendilerini ifşa ederler. Dijital Panoptikon, özgürlüğü kısıtlamaz, onu sömürür.
Bugün post-Marxist bir zamanda yaşıyoruz. Neoliberal rejimde sömürü artık yabancılaşma ve kendi gerçekleşmesinin/edimselleşmesinin yitimi olarak değil, aksine özgürlük, kendini gerçekleştirme ve kendini optimize etme olarak vuku bulur. Burada beni çalışmaya zorlayan, beni kendime yabancılaştıran, sömürücü olarak bir öteki yoktur. Aksine, kendimi gerçekleştirdiğim inancıyla gönüllü olarak kendimi sömürürüm. Bu, neoliberalizmin sapkın mantığıdır.