Ferah

Ferah
Emekli
Balıkesir
Kayseri, 15 Şubat
2.008 moderatör puanı
6,2bin kütüphaneci puanı
9654 okur puanı
Kasım 2014 tarihinde katıldı
Su Felsefesi
                                                                     Suyun doğası bir felsefe anlatır. Mesela dağdan akan suyu düşünün. En az direnç gösteren yolu seçer akmak için. Yani önüne bir kaya çıkacak olursa onunla uğraşmaz, kayayla mücadele etmez, etrafından dolaşıp devam eder akmaya. Suyun bu doğasından alınan ilhamla şöyle der Sufiler: “Seninle uğraşan hiç kimseyle uğraşma, eğer uğraşırsan onunla aynı yerde kalırsın. Etrafından dolanıp devam et yoluna.”                                          Diyelim ki dağdan akan su önüne çıkan kayanın etrafından dolaşamayacak bir yola denk geldi. O zaman ne yapar, birikip üstünden aşar. Yok eğer bu da olmuyorsa sabırla kayayı damla damla delmeye başlar. Kayayı delmeyi başaran suyun kuvveti değildir, damlaların sürekliliğidir ki buna da “sabır” derler. Sabretmek hiçbir şey yapmadan oturmak değildir. “Sabır dikenin içinde gülü, gecenin içinde gündüzü hayal edebilmektir.” der Şems-i Tebrizi.
Felsefe
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ahh Beni Beni!
Bazı dönemlerim olur benim ; zaman zaman kendimle yaşarım da hiç kendimle karşılaştığım olmaz. Tenhadayımdır o vakitler işte! youtu.be/sKqOHTzJATY
İnsan ve Duygular
Yalnız Bırakmayan Yalnızlıklar
Puan vermedi·75 syf.·
2021 47. kitabı
Yalnızlığımla ne kadar da mutluyum kaç zamandır. Allah uzun soluklu kılsın hiç sırtını dönmez bana, bırakmaz beni. O da olmasa düşünmek bile istemiyorum :) amanın Allah muhafaza. Hele gün bitip de gecenin karanlığı ve çaresiz sessizliği bastırınca hemencecik gelir sokulur yanıma. Bir kere bile tek başına gelmez; heybesinde hüznü, karamsarlığı getirir döker önüme. Kaşlarım çatılır, yüzüm asılır anlar ki kızıyorum ona bu yüzden . Usulca eğilerek mırıl mırıl fısıldanır kulağıma '' Şimdi karanlık ama bak gökyüzüne aya bak, o da yalnız ama nasıl da parlıyor nasıl da güzel'' , ''Kitap oku rahatlarsın'' , '' Aç bir şarkı ruhun huzurla dolsun diye dinle''.. Ben de her seferinde sessizce itaat ederim ona. Böyle yere göğe sığdıramadığıma bakmayın; nasıl da kıskançtır, bencildir, benim yalnızlığım. Hiç kimseye aşık olmamı çekemez, konuşmamı istemez paylaşamaz beni de ''Sevdalanma üzülürsün'' der sonra. Yalnızlık, mutsuzluk , karamsarlık, umutsuzluk, ümitsizlik, imkansızlık. Ne kadar olumsuzluk varsa dopdolu benim dostluk grubum. Ben de memnunum onlarla olan birliktelikten. İçimdeki sessiz çığlıkları, tüketemediğim nefretleri, aklımdan geçirip de başıma gelemeyen her şeyimi bir tek onlar bilerek anlayabiliyorlar beni. Eksik olmasınlar pek de düşüncelidirler kendileri. Aşk , vefa, minnet , huzur hele de umut yoktur yalnızlığın kaderinde. Çünkü hep korkar; terk edilmekten , canının yanmasından , anlaşılamaz olmaktan anlatamamaktan korkar, iyi bilirim. Üzülmemi istemediği için de daima ''Sen iyisin böyle, mutlusun tek başına '' der. Tek olmayı zirve yaparcasına gözümde. İster istemez de bağlar, bağımlı kılar beni kendine. ''Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi Neydi çekip kendine, beni bağlayan Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan Elleri ta içimde o dev miydi '' desen
Şiir
Aşkmıydı OÜmit Yaşar Oğuzcan · Varlık Yayınları · 1969882 okunma
Yaşam Nakli Yapmak
"Ömrüm boyunca, ikinci el eşya satan bir dükkanın vitrinine bakar gibi baktım hayatıma." der ya Yekta Kopan, 'Aile Çay Bahçesi' adlı kitabında.       Bazı dönemlerimde,  istediğim ya da çok istediğimi sandığım bir şeyi alabilmek için imkanım olmazdı. Ya modası geçerdi, ya da alamadığım zamanlar uzayınca hevesim.. Geçen hevesler, modalar ikinci el eşya meraklısı yaptı beni. Çoğu zaman üvey anne gibi davranılan, ikinci el kitaplar, dolaplar, radyolar, abajur, etejer hatta ikinci el kıyafetler. İkinci el eşya sahibi olduğum zaman, yeni bir eşya ile yeni bir başlangıç yapmak yerine, geçmişte bir başlangıcı olan, unutulan, atılan, yok sayılan her ne varsa alıp, "inan ki terk edilen sen değilsin aslında, terk ettiğini sanan kim varsa vefasız duygularının cevapsız soruları tüm bunlar. Unutulduğunu sandığın yerden hatırlanmaya doğru umutla birlikte yol alacağız" diyorum.  Ne diyordum evet, acaba Yekta Kopan 'ın anlattığı çaresizlik mi merakımın bilinçaltı.? Yarım kalan anların, sevgilerin, özlemlerin, tesellisini ikinci el eşyalarda aramak. Geçti sandığım heveslerimin geçmediği  gerçeğiyle yüzleşip, duygularımı  öksüz yetim gibi sarıp sarmalamak. Biliyorum ki : Bu çok güzel, hem de çok ağır ama oldukça ferahlatıcı. Tüm ömrümüzce , aldığımız her nefes anında, yediğimiz her lokmada, yaşadığımız, yaşayacağımız onca olayda, hissettiğimiz bütün duygularımızda yaşam nakli yapar umuduyla  kaldığımız yerden devam edeceğiz huzuruyla olsun her olan. youtu.be/24TJYRKwLP0  
İnsan ve Duygular
Adı Aşk
Cihanı hiçe satmaktır adı aşk Döküp varlığı gitmektir adı aşk Elinde sükkeri ayruğa sunup Ağuyu kendi yutmaktır adı aşk Belâ yağmur gibi gökten yağarsa Bâşını âna tutmaktır adı aşk Bu âlem sanki oddan bir denizdir Âna kendini atmaktır adı aşk Var Eşrefoğlu Rumî bil hakikat Vücûdu fâni etmektir adı aşk Eşrefoğlu Rumi
Şiir