Fulya

Beyaz Gemi
9/10
·168 syf.··
2025 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2025 13:42
Annesi ve babası tarafından yok sayılıp bir orman köyünde yokluk ve türlü kötülükle yaşamaya çalışan dedesinin yanına bırakılmış, okula henüz adım atmış çağdaki -adı bile olmayan- bir çocuğun gözünden baktım dünyaya bu kez. Çocuğun korunmaya o kadar ihtiyacı vardı ki onu sarıp sarmalamak istedim. Hayallerinde onu kurtarmaya gelecek olan büyülü Boynuzlu Maral’ı bekledi. Kendisine, dedesine ve teyzesine eziyet eden eniştesinden koruyacak bir baba figürü bekledi. Küçük kalbi kaygıyla dolup taşarken hayallerindeki yarattığı o beyaz gemiye ulaşmak için balık olmayı bekledi. Bekledi de bekledi. Aytmatovla tanışmamı sağlayan bu kitabın dili oldukça akıcı ve sade. Karakterlere gelirsem, çocuktaki masumiyet halinin, dededeki günü kurtarmaya çalışan “pasif iyilik” halinin hiçbir işe yaramadığını; aksine bu hallerin, kötülerin daha da kötü olmalarına neden olduğunu, kötülerin yani güçlülerin galip geldiğini bir kez daha anlatıyor Yazar. Ayrıca pollyannacılıktan uzak çok tanıdık bir sonla bitti. Spoiler içerir!!! Hatta öyle bir son ki, dedenin kötülere yaranmak ve o yaşta işsiz kalmamak için çocuğa kurtarıcı ve büyülü bir mit olarak anlattığı Boynuzlu Maral’ı kendisinin avlaması bu kadar da olmaz dedirtti. Ez cümle, sonu itibariyle yazarın tüm okur ve edebiyat çevrelerince eleştirilmesi bir yana, masalla gerçeğin, gerçekle masalın iç içe geçtiği bu romanı okumanızı tavsiye ederim.
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Fulya

, bir kitap okudu
9/10
·168 syf.··
4 günde okudu
·
2025 28. kitabı
Cengiz Aytmatov
8.2/10 · 87,5bin okunma
Çocuk vicdanı
"İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir ve o öz olmadan tohum filizlenmez, gelişmez. Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır."
Alıntı
Atalar
"- Sana yedi göbek geçmişini, atalarının adlarını öğretmediler mi? demişti çocuk. - Hayır. Ne işime yarayacak onların adlarını bilmek? - Bilmiyorum ve bunun da bana bir zararı olmuyor. - Dedem diyor ki, eğer insanlar atalarının adlarını bilmezlerse bozulur, kötü olurlarmış. - Kim kötü olurmuş? insanlar mı? - Evet. - Niçin? - Dedem diyor ki, atalarının adlarını, kim olduklarını unutanlar, kötülük yapmaktan utanmazlarmış. Çünkü o zaman insanın nasıl biri olduğunu ne çocuklarını bilirmiş ne çocuklarının çocukları."
Alıntı
Kaygı
"İnsanın mutlu olması ve bu mutluluğu başkalarına da vermesi bazen ne kadar kolay oluyor! diyordu. Hep böyle, evet tam o anda olduğu gibi yaşamalıydı insan. Ama gerçek hayat bu değildi. Mutluluğun yanı sıra, peşini bırakmayan, insanın ruhunu, bütün hayatını allak bullak eden felaketler, mutsuzluklar da vardı. İşte şimdi de, torunu ile kendisinin en mutlu oldukları şu anda bile, sevincinin tadını çıkarmasına engel olan bir kaygı da kemiriyordu içini."
Alıntı