Fatma Nur

Rejim, ideoloji demek değildir. Asıl mesele ideolojidir. İdeoloji de sekülarizm, hukuk ve Batı’dır.
Sayfa 293 - Kronik Kitap·Kitabı okudu
Tarih
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Meşur Efsane
“Risk nedir?” sorusu ve yanıtıyla ilgili efsaneleşmiş bir anlatı vardır.  Bu anlatıya göre ODTÜ İşletme Fakültesi’nin Stratejik Yönetim dersi veren Prof. Dr. Muhan Soysal, yaptığı bir sınavda “Risk nedir?” diye sorar. Bir kişi(berkman) sadece “Risk budur” yazdığı boş sınav kağıdını gerisin geriye verir ve sınavdan tam puan alır. Prof. Dr. Soysal, sıradaki sınavda yine aynı soruyu sorar ve bu defa istisnasız herkes “risk budur” yazarak yanıtlar soruyu. Lakin bu kez, Berkman dışında herkes sınavdan tam puan alırken, Berkman alamaz. Sebebini sorduğunda Prof. Dr. Soysal, “aynı koşullar altında aynı riski iki kere alan aptaldır” diye yanıtlar. Bazı kaynaklarda aktörleri farklı olarak aktarılır: Bu aktarıma göre sınavı yapan kişi filozof William James, öğrenci ise ABD’li meşhur şair ve yazar Gertrude Stein’dir (Alıntı)
8/10
·408 syf.·
Beğendi
·
2018 56. kitabı
"Başın öne eğilmesin Aldırma gönül aldırma Ağladığın duyulmasın Aldırma gönül aldırma." - Sabahattin Ali- "Yeşil Mürekkep" Sabahattin Ali'nin hayatını anlatan 408 sayfalık biyografik bir roman. Kitap, Sabahattin Ali'nin Milli Eğitim Bakanlığınca Almanya'ya dil öğrenmesi için gönderilmesiyle başlıyor ve Kırklareli'nde öldürülmesiyle son buluyor. Öldürüldüğünde 41 yaşında S. Ali. Ardında bir eş, bir kız çocuğu, sayısız şiir, hikaye, "Kuyucaklı Yusuf" "İçimizdeki Şeytan" ve "Kürk Mantolu Madonna" olmak üzere üç tane de roman bırakıyor. S. Ali'nin üç romanını okumuş ve hayat hikayesini az çok bilen birisi olarak okudum kitabı. Aklımda S. Ali ile ilgili birçok soru da vardı. Kitapta bu soruların cevabını buldum ve yazarı ne kadar az tanıdığımı anladım. S. Ali, dilinin kemiği olmayan bir yazar. Tıpkı 'ustam' dediği Nazım ve arkadaşı olan Aziz Nesin gibi lafını esirgemeyen, gözünü budaktan sakınmayan dönemin aydınlarından. Tabi bu kadar sivri dilli olmasının cezasını da hapislerde yatarak, parasızlık, yoksulluk ve sefalet çekerek ödemiş yazar. Yetmemiş canıyla ödemiş. Kitabı okurken Sabahattin Ali'nin çoğunluğu hapislerde geçmiş hayatının yanında genç Türkiye Cumhuriyeti'in 30'lu 40'lı yıllarına da göz atmış oluyoruz. Ayrıca Atatürk'ün ülkeyi muasır medeniyetler düzeyine yükseltmek için yaptığı girişimleri de görmüş oluyoruz. Osman Balcıgil, Sabahattin Ali ile ilgili söylenen birçok iddiaya da kitapta yer vermiş. Örneğin S. Ali'ye kurulan kumpasları (Atatürk'e hakaret ettiği söylenen şiir) kimin hangi gerekçeyle yaptığına kadar birçok sorunun cevabını kitapta bulabilirsiniz. Kitap ile ilgili getirebileceğim tek eleştiri ise Balcıgil'in S.Ali'nin aşklarıyla ilgili olan kısmı için olurdu. Özellikle ilk yüz sayfada bu durumdan bahsetmesi hem beni
Yeşil MürekkepOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20266,6bin okunma
KÜÇÜKLERİN BÜYÜK DÜNYASI BÜYÜKLERİN KÜÇÜK DÜNYASI
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2017 68. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2017 18:24
YouTube kitap kanalımda Küçük Prens kitabını yorumladım : ytbe.one/zvf5z3JOSrQ Küçüklerin büyük dünyası, büyüklerin küçük dünyası. Aslında küçük ve büyük gibi sıfatlar kullanınca bile bir sayı kısıtlaması içine girmek durumunda kalıyoruz. Bu kitabı kendi hayatıma göre küçük hissettiğim bir zamanımda okuduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Kitapta küçüklerin hayal dünyasının genişliğiyle büyüklerin akıllarının salt sayısal ve statik çalışmasının savaşı var. İçinde büyüklere dair öyle güzel göndermeler ve sosyolojik eleştiriler var ki, bunların içinde büyüklerin, insanları giyim tarzlarına göre yargılamalarından her konuda olan kısıtlayıcılıklarına, her konuya dar açıdan bakıp monoton bir şekilde hayatı ele almalarına kadar bir çok eleştiri mevcut. Aslında yaşımız ne kadar artıyorsa bize gülen yıldızları da o kadar az hatırlıyoruz, dünyevi sorunlarımızı daha da büyütüyoruz, salt sayısal akıla daha da çok yaklaşıyoruz. Ne kadar bazı şeylerde sayıca artıyorsak, ruhumuz o kadar küçülüyor. Bu dünyada gözümüzün alabildiğine ne kadar gitmeyi düşünüyorsak büyükler bizim gözümüzde o kadar büyük olmaya çabalıyor. Çünkü onların kararlarını büyütüyoruz. Onları ne kadar büyütürsek hayal gücümüzden harcıyoruz. Neyse ki, Küçük Prens'in dediği gibi bu yaşımda yüz bin liralık bir ev gördüm deyip "Aman ne güzel ev!" demiyorum büyükler gibi. Ben de pencerelerindeki saksıları, içinde yaşayacağı insanları ve psikolojileri, çatısındaki kumruları düşünerek o evleri tasarlayıp güzelliği bu değerleriyle düşünmeye çalışıyorum çünkü. Sayılar üzerinden işleyen dünyamızda o kadar fazla ve o kadar gereksiz şeylerle uğraşıyoruz ki, en değerli olan şeyleri unutuyoruz bazen. Küçük Prens'in anlatmış olduğu her gezegene her gün uğruyoruz. Aynı gün içerisinde krallaşmaya çalışan insanı
Edebiyat
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280,3bin okunma