Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Marianne ile aralarında her ne varsa bir yararı olmadı hiç kimseye. Yalnız akıl bulandırdığı, ıstırap çektirdiğiyle kaldı. Ne yaparsa yapsın, Marianne'e yardımcı olamıyor Connel. Korkunç bir tarafı var Marianne'ın; varlığının zemininde kocaman bir boşluk var. Hani asansör beklersin de kapılar açıldığında karşında hiçbir şey yoktur, uzayıp giden korkunç ve karanlık asansör boşluğuyla karşılaşırsın ya, aynen öyle. Diğer insanları anlaşılır kılan ilkel bir savunma ya da hayatta kalma içgüdüsü yok Marianne'de. Bir noktada bir dirençle karşılaşacağını düşünerek eğildikçe eğiliyorsun ama önünde her şey dağılıyor. Buna rağmen her an onun uğruna yere yatıp ölmeye de hazır ki Connel'ı kendi gözünde değerli bir insan yapan tek şey bu.
Lambanın ışığı yüzüne yumuşak bir ışık yayıyor; elmacıkkemiklerine, hafif bir dikkat ifadesiyle çatılmış alnına, dudağının üstünde biriken belli belirsiz tere. Connel'ın yüzünün nasıl göründüğünü incelemekten hep bir haz duyuyor Marianne, muhabbetin ya da ruh halinin o anki seyrine göre başka birçok duygu da beraberinde geliyor. Connel'ın görüntüsü sanki çok sevdiği, her duyduğunda azıcık farklı bulduğu bir ezgi gibi onun için.