-Evimin olduğu bir şehirde kendimi ortada kalmış bulmam hakça değil.
Bu sözleri neredeyse duyarsız bir sesle söylemişti. Kadın onu yine inceler gibi baktı.
-İsyanın pek inandırıcı değil. O eve gitmek istemediğin belli.
Bir ara saatine tekrar baktığında akrebi ve yelkovanı görmedi, gitmişlerdi anlaşılan. "Önemli değil," diye düşündü. Zamanı, yüreğinin atışlarıyla ya da güneşin ve ayın çizdiği eğrilerle de ölçebilirdi.
-Maskelerin de ruhu mu var?
-Hayır! Onlar gizledikleri ruhları dile getirmeye çalışırlar yalnızca.
-Anlayamıyorum. Ruhlar neden gizlenir ki? Maskelere neden gerek duyarlar?
-Çıplaklığa katlanamadıklarından.