Pınar

Yaşayanlardan çok ölülerin yanında hissediyordu kendini. Ölülerle ve imgelerle birlikte yaşamı yakalıyordu, yaşayanlara katıldığında ölüme çekiliyordu.
Sayfa 103·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir adaya gitmişti, başka bir ülkede. Beyazla yıkanmış evleriyle, taşlık, çorak bir ada. Ülkenin en güneyinde, öylece tek başına. Yaşlı yazar dostu onu kolundan tutup karşılarında uzanan açık denizi göstermiş, "İşte burası dünyanın bittiği yer," demişti. Gözleri lacivert denize dalmış bakarken yaşadığı özgürlük kısa sürmüştü, ama Hektor o anı hiç unutmadı.
Sayfa 63·Kitabı okudu
Edebiyat
Güneşe baktı, gün batımına az kalmıştı. Her zamanki güneşti bu, ama değildi, çevresindeki her şey eskisinin aynıydı, yine de farklı. Durağan görünen her şeyin aslında dans edip durduğunu hissediyordu, kendi hücrelerinin de. Bu tuhaf algıların kendisine bildik gelmesini anlayamıyordu. Kendiydi, ama değildi sanki.
Sayfa 114·Kitabı okudu
Edebiyat
Hektor hala yürüyordu, insanlardan, ışıklardan, renklerden sarhoş, vaktiyle görememiş olduklarını görüyor olmasına şaşırıp, şaşırmasına şaşarak. Geçmişin dumanlı masalarında saatlerce tartışılıp çözümlenmeye çalışılan hangi dünyaydı acaba?
Sayfa 69·Kitabı okudu
Edebiyat
Eskiden güneş batmadan yataktan çıkmazdım. Günle yüzleşmek zor gelirdi. Sonra hayatımı değiştiren bir şey oldu, sabahın erken saatlerinde kalkıp buraya gelir oldum. Kimsenin gelmediği bir yerde tek başıma olabilmek hoş.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Edebiyat