Pınar

Kendi ölümüne bu denli yabancılaşmak, ölümün, yaşamın herhangi bir olayı imiş gibi sıradanlaşması.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendini bildi bileli utanırdı Hektor. Kendinden, ailesinden, çocukluğunun geçtiği kasabanın dışında, herkesinkinden ayrı, deniz kenarında tek başına duran taş evlerinin yalnızlığından. Dünyaya tepeden bakan tavrının gerisindeki ezikliğini zaman zaman fark eden olduysa da onun bundan hiç haberi olmadı ve giderek kendisinin tek ve eşsiz olduğuna kendi de inanır oldu.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Edebiyat
Sonradan, Hektor'un mitolojide "zayıfın koruyucusu" olarak tanımlandığını öğrendiği delikanlılık çağında, adıyla ilişkisi beklenmedik bir dönüşümden geçerek hızla değer kazanmıştı.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Edebiyat
Yaşadığı şey korku değildi, dünyasızlık denilebilirdi belki. Önce kimliğin, sonra da benliğin yok oluşunu getiren dünyasızlık. Sonundaki caddedeki kalabalığı daha dikkatle inceleme yüreğini buldu kendinde. Dünyalarını anlayamaz olduklarında kendilerini de tanımlamakta zorlanan insanların yaşadığı hiçliğe katlanamayıp.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Edebiyat
Başka dünyalar, farklı insanlar, arada bir limana uğrayan gemilerdeki tayfaların anlattıklarından saptırılarak üretilmiş hikayelerden esinlenen düşler.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Edebiyat