İnsan evladı

8/10
·400 syf.··
2023 64. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2023 14:02
Orhan Kemal'in 'ağlayarak yazdım' dediği romanı El Kızı. Selam arkadaşlar öncelikle bu kitabı okurken sinir krizi geçirdiğimi söylemek istiyorum, yeşilçam filmlerini aratmayan bir kurgu okuyoruz. Orhan Kemal'den okuduğum ilk eser. Yazar zaten toplumsal gerçekçiliğe önem veriyor ve bunu eserlerinde de görüyoruz. Eserde ana karakterler Mazhar, Nazan, Hacer. Mazhar, eşi ve annesi arasında kalan önceleri çaresiz hisseden daha sonra kendince çıkış yolları arayan bir karakter. Nazan kaynanası tarafından hiç sevilmeyen hor görülen, kıskanılan sessiz sedasız bir gelin. Hacer ise gelinine dünyayı dar eden kıskanç manipülasyoncu bir kaynana. Yani bu kaynanayı şöyle açıklayayım; oğlu, (yani Mazhar) gelini Nazan'a yüzük aldı diye dünyaları yıkıyor. Sanane be kadın diye diye çevirdim sayfaları. Şimdi karakterlerden de anlayacağınız üzere yeşilçam filmi izliyor gibi oluyorsunuz, oldukça akıcı ve temposu hiç düşmeyen bir kitap. Okurken sürekli öfkem hakimdi. Kadının toplumdaki yeri, kadına bakış açısı, gelin kaynana olayları, Türk edebiyatının klasik kurgularından. Detay vermek istemiyorum ancak bu üç karakter çıkış yolu arıyor kendilerince, her birinin kendince problemleri var her ailede olduğu gibi. Aslında Orhan Kemal gerçekten topluma ışık tutmuş bu eserinde, klasik diyoruz ama günümüzde hala böyle hayatlar var bence. Nazan kaynanasıyla nasıl başa çıkıyor? Mazhar annesinin kıskançlıklarıyla savaşırken bir yandan eşiyle diğer çiftler gibi normal bir hayat yaşamak istiyor, ancak annesi gibi bir kadınla asla mümkün değil, kendince o da yanlışlar yapıyor... Ve tesselliyi başka kadınlarda arıyor... Yine yine yine çaresiz, aşağılanan hep kadın oluyor. Ben o yüzden böyle eserleri pek okuyamıyorum artık yetti bana :) Şimdi tavsiye ediyor muyum etmiyor muyum kısmına geliyim bu
Türk Edebiyatı
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
İnsan evladı
Bir Nazan çocuğundan ayrılırken birde Mazhar savcıya " o benim annem " dediği yerde kalbimi söktüler... Nazana daha farklı bir son olmalıydı
Reklam
DİRENİŞİ ÖĞÜTLEYEN HİKÂYELER
Puan vermedi·141 syf.··
2021 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2021 15:23
Sırça Köşk, bir dönemin yasaklı kitaplarından. Okumadan önce neden yasaklı olduğunu tahmin etsek de okuduktan sonra gerçekler neden yasaklanır ki diye düşündürüyor. Bu kadar mı sevmiyoruz gerçeğin anlatılmasını? Bu kadar rahatsız eden ne? Gerçekle yüzleşememek niye? İfade etmeyince, anlatmayınca geçip gidecek mi öylece? Sabahattin Ali, hikâyelerinde insanı anlatmış, insan eliyle oluşturulan dogmatik düzeni. Hepsi içimizden, hepsi biziz. Açık, net bir dille yazılmış hikâyelerdeki betimlemelerle toplumun resmini çiziyor usta yazar. Ne diyelim, ellerine sağlık Sabahattin Ali, bilemedik ellerinin değerini.. Sırça Köşk, on üç hikâye ve dört masaldan oluşuyor. Kitap adını en sondaki “Sırça Köşk” masalından alıyor. İktidarlaşma eleştirisi olarak ele alabileceğimiz bu hikâye hiçbir kurumun kalıcı olmadığını gösteriyor. Liyakatın olmadığı yerde tek bir kıvılcımın nelere mâl olabileceğini gözler önüne seriyor. Halkın kendi eliyle inşa ettiği düzeni, yozlaşma başladığı anda pek tabii yine kendi eliyle yok edebileceğinin net bir ifadesi oluyor bu sembolik hikâye. Kitabın kimleri, neden rahatsız ettiğini anlamak böylece kolaylaşıyor. *** “Portakal” hikâyesi, bu kadar kolay mı insanın ekmeğiyle oynamak, diye sorgulatıyor. Burnunuza acı bir portakal kokusu geliyor. Acılığını çaresizlikten alıyor. *** “Beyaz Bir Gemi” hikâyesinin duygusu “umut”. Gözümüzün önündeki şeyi olduğu gibi değil, olmasını istediğimiz gibi algılarız. Aşırı bekleme hâli umudu besler de besler. Sonrasında gördüğümüz şey artık herkesin gördüğü şey değildir. O şey, kendi varlığından bağımsız olarak kişinin hayal dünyasında, algılayışında bambaşka bir şekle bürünmüştür artık. Umut onu o hâle getirmiştir. *** “Katil Osman” toplumsal dayatmaların, etiketlemelerin insanı o şekle girmeye mecbur bırakmasının hikâyesi.
Edebiyat
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,7bin okunma
İnsan evladı
Böbrek isimli öykü içinde bir analiz yapar mısınız ? En beğendiğim öyküydü .
8/10
·188 syf.··
2018 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2018 17:40
Neyse ki Dostoyevski'nin , Öteki/Öteki Ben/İkiz gibi isimleri olan kitabını da bitirdim ve incelemesini yazabiliyorum. Neymiş, Dostoyevski'ymiş de, insan psikolojisinden en iyi o anlarmış da. Bakıyorum diğer incelemelerine kitabın, yere göğe sığdıramamış herkes. Ne alakası var kitabın Dövüş Kulübü ile. Altı üstü bir devlet memurunun maceralarını anlatmış. Yakov Petroviç Golyadkin'in kendisi gibi olan bir ikizi var. Şimdi uzun uzun yazıyor insanlar isimleri böyle Rus olunca. İnceleme daha uzun oluyor tabi haliyle. Ben de mi öyle yapsam ki- yok daha neler, ben herkes gibi niceliğe önem veren birisi değilim. Dürüst biriyim en azından. İnsanların ne düşündüğüne önem vermem- belki de bunun yüzünden kaybediyorum hep. Ya kısa diye beğenmezlerse- yok artık, beğenen beğenir, beğenmeyenler de - olur mu gerçekten beğenmeyen? Sanki herkes beğeniyor Fyodor Mihailoviç Dostoyevski'yi. Bak Vladimir Nabokov'a, adam benim gibi dürüst. Dış kapının mandalı muamelesi yapıyor Fyodor Mihailoviç Dostoyevski'ye. Gerçi bu kitabı için en iyi kitabı demiş. Kim bilir ne hinlikler peşindeydi Vladimir Nabokov o zamanlarda? Güven olmuyor ki hiç kimseye. Önemli olan kendisini bilmesi insanın. Mesela herkes bilir benim ne kadar sözümün eri olduğumu, kitaptaki Yakov Petroviç Golyadkin gibi. Hayır esas kahraman olan Yakov Petroviç Golyadkin'den bahsediyorum. Öteki, ya da ikizi olan Yakov Petroviç Golyadkin değil elbette. Herkes tanır beni, en çok da- Yo hayır, beni en iyi kimin tanıdığını açık edemem burada. Kim bilir nasıl bir şekilde kullanırsınız bu bilgiyi, kimin ne olduğu belli değil ki, Andrev Filipoviç gibi insanların olmadığı ne malum burada? O da en başta gülümsüyordu zavallı Yakov Petroviç Golyadkin'in yüzüne elbette. Öteki değil, esas Yakov Petroviç Golyadkin'dan bahsediyorum yine. Sonra o
Abartmak
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
İnsan evladı
Ay valla ben de çok beğendim, keyifle okudum incelemenizi :)