Bazı eserler vardır ki okurken sizi etkilemeye, hayran bırakmaya, içine çekmeye başlar. Zaniyeler tam da bu türden bir kitap.
*
Görünenin ardındaki kirli görünmeyeni, sefaletin, namussuzluğun, fakirliğin, çirkinliğin, iğrençliğin, alçak hayat görüşünün ve daha birçok kötü ifadenin aslında bir güzelin, iyinin arkasında olabileceğini bize gösteren yahut anlatmaya çalışan bir eser.
*
Kitap bir natüralist eser ki natüralizmin en belirgin özelliği olan soyaçekimin özellikleriyle karşımıza çıkıyor ve hayatta karşımıza çıkabilecek aslında hiç de yabancısı olmadığımız senaryoları bizlere aktarıyor. Ayrıca eserde geçen bazı karakterlerin gerçek hayatta karşımıza çıkan şair ve yazarlar olduğu da kitabın sunum kısmında belirtilmiş.
*
İnsanın hayatının bir ev gibi olduğunu bizlere çok güzel bir şekilde gösteriyor. Dışarıdan bakınca çok güzel, etkileyici ve insana keşke sahibi olsam izlenimi veren evin veya hayatın içerisi çok kirli ve rezil rüsva bir durumda olabiliyor. Yine aynı şekilde bir ev ki ilk yapıldığı zamanlardaki o şahane görüntüsüyle herkesi büyülerken bakımsız ve ilgisiz kalması durumunda veya kendisine bakılmaması durumunda eskimesi, yıpranması söz konusu olunca artık evin muhitinde bulunanlar ve hatta evin içindekiler tarafından bile terk edilen, iğrenilen bir konuma geliyor. İnsan değil midir bu ? Bence pek tabii haliyle insandır.
*
Eserde bir parça Aşk-ı Memnu, bir parça Sodom ve Gomore bulabiliyoruz. Bu iki eserin bir arada olduğu bir eser soranlara veya hayattaki gizli çirkinlikleri, menfaat dünyasını soranlara kesinlikle önereceğim bir eser.
*
Kesinlikle okunmalı, Keyifli okumalar dilerim.