Kitap hiçbir kalıba cetvelle tabi tutulmadan bir zihin akışı gibi yazılmış. Hani bir düşünceye dalıp çok alakasız bir noktalardan çıkarsınız, ama her konu yeni bir şeyi tetiklemiştirde sonuç ne kadar alakasız görünse de aslında bağlantılıdır. Öyle bir his verdi bana.
Sanki her insan dünyanın sırtında bir kamburdur aslında. Ne istediğini tam olarak bilmeyen, belirli bir istikamette değil olağan akışta ilerleyen hem bu akışın müsebbibi hemde müdahil olamayan tepecikler. Buna rağmen ben merkezli istekleri ve beklentileri olan ilgi budalası ve herkesi kendi gibi görmek isteyen bir varlık.
Küçük Şule taa o genç dimağında sözleri ayna olarak kullanacağının kararını almış ve sanki çizgisinden çıkmadan daha da gelişerek ilerlemiş gibi. Ben beğeni ile okudum. Kitapta bütüncül bir anlam arayışı aramak yerine cümle cümle ilerlemek daha verimli olur kanaatindeyim. Hatta küçük bir kitap olduğu için ilk seri okuyuş sonra iknci okuyuşta cümle cümle ilerlemek kitapta gözden kaçan cümleleri ve bütüncül anlamları yakalamaya yardımcı olur kanaatindeyim.
İlla okunması gereken bir kitap demiyorum. Şule ablaya hayranlığımdan ilk kitabından başlayarak Şule abla ile söyleşi keyfini yaşamak istiyorum. Eğer böyle benim gibi bir hayranlığınız varsa okumanızı öneririm. Övgülere kapılmadam ve yergilere takılmadan okunası bir kitap.