Sefiller – Victor Hugo
Romantik akımın temsilcilerinden olan, Fransız yazar Victor Hugo tarafından yazılan Sefiller, ilk olarak 1862 yılında basıldı. Kitap öyle başarılı bir dille yazılmış ki, okurken kahramanları dibinizde hissedebilirsiniz. En çok okunan dünya klasiklerinden biri olan Sefiller, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortaöğretim öğrencilerine tavsiye ettiği 100 Temel Eser listesinde de yer alıyor. İnsanın elindeki şeylerin kıymetini daha iyi bilmesini sağlayan kitap, okumayı sevmeyenlerin bile beğenisini kazanacak nitelikte.
Sefiller Kitabının Özeti
Kitabımızın baş kahramanı olan Jean Valjean, ekmek çalma suçundan 5 yıl kürek cezasına çarptırılır. Ancak defalarca kaçmaya çalıştığı için, cezası artarak 19 yıla çıkar. Cezasını çekip özgür kaldıktan sonra onu daha zor bir hayat beklemektedir. Daha önce hüküm giydiği için toplum tarafından dışlanır. İlerleyen zamanlarda yaptığı bir iş aracılığıyla zengin olur ve Madeleine adıyla yaşamaya başlar. Ancak bir gün Jean Valjean adında birinin yakalandığı haberini alır. Kendinin yerine başka birinin kürek cezası çekmesine gönlü razı olmaz ve gider polise teslim olur. Bir suçlunun yaşam öyküsünü anlatan Sefiller romanı, romantik akımın etkileri olan bir eser. Victor Hugo’nun bu kitabı yazmak için 17 yıl kadar üzerinde çalıştığı yönünde bilgiler bulunuyor.
Herkese iyi aksamlar.
Rus edebiyatının başyapıtlarından Babalar ve Oğullar; iyi kitap okumak isteyenler için essiz bir eser. Turgenyev Her ne kadar Dostoyevski ve Tolstoy ile ayni donemde yasamis olsada ne yazikki onlar kadar populer olamamistir. Ancak kesinlikle okunmasi gereken bir yazardir.
Nihilizmin en önemli savunucularından ve temsilcilerinden biri olan Alman filozof Nietzsche, hiçbir değeri tanımayan ve var olan değerlere, düzene karşı çıkan bir isim. Nietzsche’ye göre eski değerler tamamen atılmalı, yok sayılmalı ve bütün değerler yeniden kurulmalı veya tanımlanmalı.
Turgenyev daha Nietzsche 17 yasinda iken yani 1862 yilinda yazmis oldugu kitapta nihilist bir karakter olan Bazarov'a yer vermistir. Belkide Nietzsche'ye ilham veren en onemli yazarlardan biridir. Bu kitabi gozumde daha da degerli hale getirdi diyebilirim.
Kitabin adindan ben daha net bir baba-oğul çatışması diye beklemiştim ama yazar düşündüğüm kadar durmadı bu konunun üzerinde. Daha çok Bazarov ve onun nihilizmizi uzerine yogunlasilmis. Sayfalar ilerledikce Bazarov'un düşüncelerine daha net hakim oluyoruz, ilk başlar yazar Bazarov'un nihilizmini övüyor gibi görünse de sonlara doğru onun düşünce yapısındaki boşlukları göz önüne seriyor.Eski-yeni kuşağın arasındaki farkın Turgenyev'in kaleminden okumak ve o zamanın Rus yaşam tarzına şahit olmak açısından Babalar ve Oğullar çok uygun bir klasik. Dili açık, okuması kolay bir eser, okumak isteyen herkese öneririm.
Yilin 3. Kitabi sicagi sicagina bitmisken hemen yorumlamak istedim. Gecenlerde bir yarismada Don Kisot'un sevgilisinin adi(Dulsinya) nedir diye sorduklarinda bilemedim ve yeniden okuma vakti geldi diye dusundum. Kitabin 1610 yilinda yazildigini ve ilk roman ornegi oldugu da ek bilgi.Cervantes acaba bu kitabi yazdiginda insanlik tarihinin aklini yuzyillarca yil kurcalayacagini biliyormuydu. Oyle saniyorum ki bu aklinin ucundan bile gecmemistir.
Her sayfasında macera “olay” olan bu kitabı okurken gülmekten kendimi alamadım; derin mesaj içeren cümleler karşısında da düşünüp durdum. Don Kişot’a gülen romandaki tipler de benim gibi şaşırıp düşünmeye başladılar: Bu adam gerçekten zırdeli mi; yoksa bilge biri mi diye? Herkesin okumasi gerektigini dusunuyorum. Inanin ki kendinizden bile cok cok sey bulacaksiniz. Sonuc olarak ta herkeste az bucuk Don Kisot, Cokca da Sanco Panza vardir. Herkese keyifli okumalar
Psikopat-John Smith
Herkese iyi aksamlar
Sizlere bu kitap icin cok severek okudugum bir kitap olarak soz etmek isterdim ancak ne yazikki oyle olmadi. Hatta tesadufen karsiniza ciksa mumkunse uzak durun. Arka kapak yazisinda ve tanitim reklaminda o kadar farkli bir kitap olarak bahsedilmiski merak edip okudum.sanki tanitim metni baska bir kitabindi da basim hatasi yuzunden bh kitabin arka sayfasina eklendi. Kitap aksiyon gerilim tarzi normalde ama iki sevgili opusmekten aksiyon ve gerilime firsat bulamadi. Olay ha simdi basladi ha baslayacak derken kitap bitti belkide en guzel yani da bu oldu o kadar bos bir kitap ki hemen bitti. (gereksiz gordugum sayfalari atlayarak okudum).
Herkese keyifli okumalar
Herkese iyi aksamlar
“Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk” romanını çok sevdim. Belki kendimle benzeşen pek çok nokta bulduğum için, belki doğru zamanda okuduğum için bilemiyorum, benim için özel romanlar listesine girdi. Altını çizdiğim, kitabı kapatıp durup düşündüğüm o kadar çok yer oldu ki, biraz zaman geçtikten sonra yeniden okumayı planlıyorum. Kafka’nın Dönüşüm’ünü sevdiyseniz bu kitabı okuduğunuzda pişman olmazsınız diye düşünüyorum.
Romanda modern insanın yaşamaktan bir türlü kaçamadığı; yalnızlık, çaresizlik, sıkışmışlık gibi ruhsal sıkıntılar çok yerinde tespitler ve başarılı bir anlatımla okuyucuya sunuluyor. Bunların yanı sıra yazarın çok yerinde bir eleştiri sunduğunu düşündüğüm nokta ise; eğitim, kapitalizm ve tatmin alanına ilişkin. Romanda Gerhard, felsefe eğitimi almış ancak alanında çalışacak bir iş bulamadığı için kendi yetenek ve bilgisini birebir kullanmasına gerek olmayan tamamen alakasız bir iş yapmaktadır. Eğitim kredisini ödemek zorunda olduğu için geçici olarak girdiği bu işte kovulana kadar tam 14 yıl çalışmıştır. Ancak yaptığı iş ile kendisi arasına – işi beğenmeyişi, küçümseyişi ya da kendine yakıştıramayışı vs. nedenleriyle olabilir- koyduğu mesafe yıllar içinde daha da derinleşmiş ve her gün her an kendini kendine bir şekilde kanıtlamak zorunda hissetmeye başlamıştır..
Herkese keyifli okumalar