Bir zamanlar cennet meyvesini işitmiş olan bir kadın vardı. Ona tamah etti.
Her kelime üzerinde derinlemesine düşün:
Bir zamanlar cennet meyvesini işiten...
Ağaçları rüyada da görüyoruz ve bunlar neredeyse dışarıdakilerle aynı görünüyorlar. Rüyada da orada olduklarını düşünüyoruz; yalnızca sabah uyandığımızda aslınsa orada olmadıklarını öğreniyoruz. Kim bilir? Belki ölüm gelip sonunda bizi uyandırdığında da, tüm bu ağaçların ve insanların ve dünyanın ve ayın ve güneşin sadece uzun, upuzun bir rüyadan ibaret olduğunu öğreneceğiz. Bunun aksi nasıl kanıtlanabilir?
En güzel günlerinde, yaşamana bak – yaşa ki, o güzel günlerde ölüm ve çirkinlik hem senin hayatından hem de seninkiyle kesişen başka hayatlardan uzak olsun. Her yerde iyiliği ara. Bulunca, onu saklandığı yerden çıkar, özgür kıl, çekingenlikten kurtar. İnsana ve maddeye fazla değer verme, çünkü bunlar ölümlü, eninde sonunda bu dünyadan göçecek olan şeylerdir. Her şeyin ışıldayan, bozulmamış bir yönü vardır, onu keşfet. Erdem, dünyanın rezilliği ve korkunçluğu karşısında hangi yüreğe gizlenip kedere bürünmüş olursa olsun, ona güç ve cesaret ver. Aşikâr olan şeyleri boşver, gören gözlerle müşfik kalpleri meşgul etmeye değmez onlar. Ne kimsenin astı ol ne de kimsenin üstü. Unutma ki hiç kimse senden farklı değil. Ne sahipsiz suçlar senindir ne de herhangi birinin masumiyeti. Kötülüğü ve vicdansızlığı küçümse ama vicdansızlarla kötüleri değil. Bunları iyi anla. Müşfik ve nazik olmaktan utanma ama öldürmen gereken bir an gelirse, öldür ve bundan pişmanlık duyma. En güzel günlerinde, yaşamana bak – yaşa ki, dünyanın ıstırap ve kederine tuz biber ekmektense, onun o sonsuz zevklerine ve gizemlerine gülümseyebilesin.
Mışkin'e gelince. Bütün Dostoyevski kahramanları gibi yabancı, ama hepsinden daha saf olduğundan, hayatının şu ya da bu anında kendini istenmeyen hissetmiş hemen herkesin sorabileceği soruyu bütün çocuksu doğrudanlığıyla ona sordurur Dostoyevski: çocukluğumuzdan beri bize göz kırptığı halde bir türlü katılamadığımız, parçası olamadığımız bu sonsuz şölen de ne?
Çektiğin acıyı ben de anlıyorum. Fakat bu herkesin başından geçiyor. O yüzden senin de katlanman gerek. Sonrasında kurtuluş geliyor. O zaman artık sen, hiçbir şeyi dert etmeyecek, üzülmeyeceksin. Hepsi kaybolup gider. Geçici heveslerin hiçbir değeri yok. Burası dünyanın sonu. Dünya burada sona erer, ötesi yoktur. O yüzden sen de artık hiçbir yere gidemezsin.