"Yanımdaki tazecik ot. Dokunsam kırılır, incinirsin. Baharın parlar, güz gelir yanarsın. Ömrün azıcık, amma sürünmezsin. Sen de insan olmadığına şükreyle.
"Altımdaki kara toprak, her işin başı, her işin sonusun, çok incinir, çok yıpranırsın, sana olmadık işler ederler, türlü türlü hallere sokarlar incinmez, gücenmezsin. Yüreğin geniş, yayla gibi serinsin, cümle yaratık sende gönenir, barınır, agaçlar bağrına batar, sular seni oyar, yıldırım seni bulur, dile gelmez haller gelir başına, amma gene de insan olmadığına şükreyle.
"Size, hepiciğinize söylüyorum. Ben gayri hiçbir şeycikten korkmuyorum. Ölümden, soğuktan, hiçbir şeycikten.
Sözünü bitirince baktı ki Alinin karartısı karşısında yok. Bir an bir yalnızlık duydu, sonra geçti.