Fatih nerse

Fatih nerse
@FatihN
Puan vermedi·56 syf.··
2016 18. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2016 19:49
Her ne kadar çocuk kitabı olarak biliniyor olsa da herkesin okuyabileceği bir kitap. Yaşadığı yerin monotonluğundan sıkılan merakını gidermek için yeni yerler keşfedip görmek isteyen, özgürlüğüne düşkün Küçük Kara Balık: Annesinin ve birlikte yaşadığı topluluğun tüm karşı çıkışlarına rağmen cesurca davranıp; merakının peşinden gittiği, hayatı keşfe çıktığı, yepyeni maceralardan geçtiği ve okuru da peşinde götürdüğü kısacık bir hikaye. Eğer okumadıysanız okuyun derim ama çocuklarınıza ya da kardeşlerinize mutlaka okutun.
Küçük Kara BalıkSamed Behrengi · Can Yayınları · 202336,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·200 syf.··
2017 174. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2017 21:53
Sokrates'in, herkesin tapındığı toplumun tanrılarına tapınmadığı, onların yerine kendi tanrılarına tapındığı, dolayısıyla "dinsizlik" ile suçlandığı; neticesinde de jüri tarafından suçlu bulunarak idama mahkum edildiği davada yapmış olduğu savunma metni. Öncelikle Sokrates'in savunmasına ilişkin birçok farklı savunma metni varmış; fakat en güvenilir metnin Platon'a ait bu metin olduğu kabul ediliyor. Sokrates bu davada yalnızca dinsizlik ile suçlanmamaktadır. Aynı zamanda gençlere kötü örnek olarak onları da dinsizliğe yönlendirdiği iddiaları da yer almaktadır. Düşünüyorum da ne kadar da soyut iddialar... Platon ise, kitabın yazarı olmakla birlikte, dava esnasında orada bulunmuş, Sokrates'in savunmasının birincil tanıklarından birisi olmuştur. Aynı zamanda Sokrates'in öğrencisi olduğu da bilinmektedir. Sokrates bu kitapta yazılı olan harika savunmasına ve felsefesine rağmen jüri tarafından 30 oy farkla idama mahkum edilir ve baldıran zehri içirilerek cezası infaz edilir. Bu kitap ve Sokrates'in savunması, yazarak veya söyleyerek anlatılamaz. Mutlaka okunması gerekir. Çünkü ne söylesek ne yazsak böyle bir savunma karşısında az kalır. Eksik kalır. Sokrates'in savunması aynı zamanda onun yaşam tarzını da yansıtır. Sokrates'in yaşam tarzı ise tek bir fiille özetlenebilir: Felsefe yapmak... Hayatı boyunca, hakkında idam hükmü verildikten sonra bile felsefe yapmaktan vazgeçmez. Bu durum gerçekten Sokrates'in değerini görmemizi sağlar. Aslında Sokrates böylesine soyut ve anlamsız iddialar karşısında felsefe yapmayı tercih ederek bana göre en doğru kararı vermiştir. Gerçekten de böylesine soyut iddialarla ve gerekçelendirmeden uzak bir takım delillerle bir insanı yargılamak ve neticesinde idam cezasına mahkum etmek insanlığımızın gelmiş geçmiş en büyük ayıplarından
Felsefe
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,8bin okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2018 128. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2018 11:54
Koleksiyonculuk ne zengin adam işidir ne gariban işi. Kimin işidir diye sorarsanız, keyfi adam işidir. Bilmem siz keyfinize ne kadar düşkünsünüzdür. Bana sorarsanız, ben az düşkünümdür de çevrem pek öyle demez bu işe: “keyfe keder” derler, “senden rahatını görmedim” derler, “bu dünya sana güzel” derler bazı ağzı bozuklarda çeşit çeşit şeyler derler. Kimi pul toplar kimi plak ya; ben de kitap toplarım. Daha doğrusu toplamaya çalışırım. Altın Kalem Serisine heves etmiştim bir ara Hayat Neşriyat’ın; çok da güzel, değerli kitaplar; çevirmenleriyle, kitap kaliteleriyle tam koleksiyonluk. Yahu dedim kendi kendime << Sen bu kadar değerli şeylere layık mısın, evvela bunlara bakamazsın, yarın bir yerden bir yere göçersin ziyan olur güzelim kitaplar; bırak da kadir kıymetini bilecekler toplasın>>. Cemal SÜREYA’nın ‘Papirüs’ üne meylettim sonra, bundan da caymam uzun sürmedi, birkaç sayısı durur hale elimde. Koskoca Cemal SÜREYA’yı popüler kültüre kurban etmişler, gerçi kimleri etmediler ya. Bugünlerde yeni bir hevesim var, Bilgi Yayınevi’nin Sait Faik Serisi. Yalnız mavi kapaklı olanlarına, onu da özellikle belirtmek isterim. Onlar iki çeşittir ya; mavi ve yeşil, ben yeşili pek yakıştıramam Faik'e o mavidir; deniz mavisi, umudun mavisi. Onların peşinden koşuyorum. Koştuğum da iki kitapçı. Birine her hafta giderim, bazen haftada iki kere, diğerine ayda bir. Çoğumuz sahafları çok sever ya, ben pek rahat edemem oralarda. Dağınıklığı boğar beni. Benimkiler içtimaya çekmişler kitapları, soyadı sırasına göre, yerli ayrı yabancı ayrı. Girer girmez başlarım kontrole önce yabancı, Auster’den Zweig’a. Yerlide en baştan dördüncü rafa gelince bir tatlı huzur kaplar içimi. Faik yeni bir meyhane keşfettim, derim. << Biz şu Beyoğlu’ndakine gidelim, orası bu saatte iyi olur,>> der.
Müzik
Alemdağ'da Var Bir YılanSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 202013,4bin okunma
9/10
·531 syf.··
2017 287. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2017 14:25
Birçok arkadaşımın okuduğu, incelemeler yaptığı, çok beğendiği, okumaya teşvik ettiği Hakan Günday kitaplarına Kinyas ve Kayra ile giriş yapmış bulunuyorum. Yazar hakkında bir bilgim olmadığı için yine önce yazardan başladım araştırmaya. Sonra kitaplarına kısa bir bakış attım; başladım Kinyas ve Kayra okumaya. Farklı bir macera oldu benim için Kinyas ve Kayra... Yeraltı edebiyatı çok tercih etmediğim içindir belki de. Duymak, görmek istemediğimiz şeyleri bize açık seçik anlatan bu tarzı sanırım daha çok okuyacağım bundan sonra. Altı çizilecek birçok cümle, akla yazılacak birçok söz ile karşılaştım bu güzel kitapta. Hiçlik de okudum her şey de. Dostluk da okudum ayrılık da. Ölüm de vardı kitapta, ölmeden ölümü hissetmek de. Kısacası yaşamak da okudum, yaşlanmak da... Bir Kinyas oldum bir Kayra. Kayra'ya kızdım, Kinyas'a hayret ettim. Bir an geldi Kayra'yı çok sevdim, bazen de olmadı bu dedim içimden... İlk bölümü okurken cümlelerin devrikliği beni biraz yordu açıkcası. Bazı sayfalarda bolca tekrar etmişti kendini yazar. Ama sayfalar ve özellikle de ilk bölüm ilerleyince daha okunabilir ve anlamlı cümlelerle devam etti kitap. Ve bahsetmeden geçemeyeceğim Alp karakteri... Dört sayfalık bir macera da olsa bu karakteri unutmayacağım hiç. Kayra'nın sorusu ile başlıyor anlatmaya Alp ve o anlattıkça okuma isteği artıyor insanın. Bitmesin diye yavaş yavaş okuduğum nadir kitaplardandı Kinyas ve Kayra. Her şey vardı ve hiçbir şey yoktu. Yalnızlık vardı, umutsuzluk, hayal kırıklığı, aşksızlık... Aforizmalarla dolu, herkesin gerçeklerle yüzleşeceği bir kitap okudum. İyi ki okudum... Ve kitaptan en sevdiğim cümle ile bitiriyorum incelememi; "Sorarlarsa, 'Ne iş yaptın bu dünyada?' diye, rahatça verebilirim yanıtını: Yalnız kaldım. Kalabildim! Altı milyar insanın arasında
Edebiyat
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma