Biz hep belleğimizdeki anılar ile gelecekteki hayallerimiz arasındaki bir "sıkışmışlıkta" durarak şimdiki zamanla kavga ederiz. Şimdiyi olduğu gibi kabul et; eşin, çocuğun sorun mu çıkarıyor, işyerinde problem mi var, trafik mi kilitlendi, paran mı yok?.. Hayatındaki dert her neyse kabul et. Bir sonraki an ne yapabileceğin konusunda sınırsız seçeneğin olduğunu göreceksin.
Beklenti bir zihinsel sorundur, bir psikolojik rahatsızlıktır. Sen Tanrı değilsin ve bir sonraki anı yaratamıyorsun, öyleyse neden beklentiye giriyorsun?
Bir düşün, tüm mutlu hatıralarını ve seni mutlu edeceğini düşündüğün hayallerini de yazarak düşün. Hepsinin temelinde benzer bir şey var: Beklenti ile "an" örtüşüyorsa mutlusun, aksi halde mutsuz oluyorsun.