“Vardar Kapusu’nda henüz açılmış olan kahvelerin önünden geçerken, artık Selanik’e veda ediyordum. Nişanlarımı sökerken hissettiğim ufak bir teessür büsbütün zail olmuştu. Vakıa artık, eski tahayyülatım gibi, memlekete hadim iyi bir asker olamayacaktım. Çünkü bu andan itibaren hiç idim. Çünkü, şimdiye kadar, memlekete esaslı bir faide temin edemeden, on defa ademe mahkum olup kurtulan hayatımı bu kere hakikaten vatan selameti yolunda sarf edecektim. Binaenaleyh, elbet bir gün gelecek, beni rahmetle yad eden bulunacaktır, diyordum.”