Platonik olmak her baba yiğidin harcı değildir. Karşılıksız bir sevgi vermek güç ister. Kendi ateşinle kendini yakarsın, o ayrı konu; ama kül olmadan nasıl ateş olabilirsin? Bu yüzden platonikler kaçan değil, kalan oldular. Sevginin kefaretini yalnızca platonikler ödeyebilir. Neyse ki hiçbirimiz Genç Werther kadar şanslı değiliz :)
Eren Doğru, saplantı insanı kücültebilir ama sevgi insanı dönüştürebilir. Aradaki fark burada başlıyor. Her platonik, ölüme kadar saplantılı yaşayacak ya da ölümle bu saplantıdan kurtulacağını düşünecek kadar zayıf değildir. Yani her platonik aşk saplantıya dönüşmez. Dediğin doğru o yüzden "bir yerden sonra".
Kendi kendine acıma, nefret ve kırgınlığın "korunmuş" halidir. Kişi böylelikle nefretini "besleyip" kendi kendine acıyarak, ne kadar zorlu bir hayat sürdüğünü yahut ne denli acı çektiğini düşünerek (ve bunu değiştirmek için hiçbir şey yapmayarak) psikolojik dengesini sağlayabilir.
Çoğu insan endişelerini örtebilmek için sürekli olarak meşguldür; onların eylemciliği kendilerinden kaçmanın bir yoludur. Hareket etmedikleri takdirde bir şeyler ters gidecekmiş ya da meşguliyet kişinin ne kadar önemli olduğunun bir kanıtıymış gibi sürekli acele ederek yalancı ve geçici bir canlılık hissederler.
1000k'da en güzel şey ne bilir misiniz? Keşfetmek. O yeni olan sizin için ne kıymetlidir. Mesela ben son zamanlarda
Carl Gustav Jung u keşfettim sayenizde. Hiçbir kitabını okumadığımı fark ettim. İlk fırsatta okuyalım. Yalnız sakin bir kafa lazım gibi duruyor yazarımız için. Alınmasın sonra :)
Kahramanın Sonsuz Yolculuğu
Bir kaç tane kitap daha var onları yazmadım. Bu listeyi kırmızı kitap için yaptım. Derleme kitaplardan uzak durursan iyi olur. Çünkü aynı şeyleri tekrar okumuş olursun.
#298419122