2. Dünya savaşının ülkemize olan ağır yansımalarını, aynı topraklarda yaşayan insanların birbirlerine olan zulmunü, düşüncelerin prangalara nasıl vurulduğunu içimizi kararta kararta yüzümüze çarpıyor.
Baş karakterimiz Mustafa Ural, o zamanın şartlarında düşünceleri parmaklıklara kapatılmaya çalışılmış-çalışılmış diyorum çünkü biz hâlâ o aydınların düşüncelerini okuyoruz, kapatmaya çalışanların adı ve sanından bi haber-aydın bir öğretmen. Kitap her ne kadar genel itibariyle onun yazdıkları yüzünden kaçak durumuna düşmesini ve köşe bucak kaçışını ele alsa da ülkenin nasıl bir durumda olduğunu da gözler önüne seriyor. Etrafındaki herkes ona kaçmamasını adaletin karşısına çıkmasını söylese de o da biz de farkındayız adaletin adalet olmadığının.
Kitabımda imzası olan Rıfat Ilgaz'ın oğlu Aydın Ilgaz'ın cümlelerini tekrar ederek kitabın sonunu getirmiş ve umudumu diri tutmaya çalışmıştım :"Aydınlık günlere, aydınlığa."