Bir parça toprak sahibi olabilmek için çektiği zahmet, insanın başına gelebilecek en ağır kaderlerden biri gibiydi; çünkü o toprak ona ekmekten önce umut, umuttan önce de insan yerine konulma duygusu veriyordu.”
Kitap boyunca en çok hissettiğim duygu yarım kalmışlık oldu. Sevginin dile gelmediği, kalpte tutulduğu, çoğu zaman yanlış anlaşıldığı bir dünya var. Karakterler konuşmaktan çok susuyor; ama o suskunluk insanın içini parçalıyor. Yazar, “acı”yı dramatize etmiyor, tam tersine sadeleştiriyor. Bu da acıyı daha gerçek kılıyor.
Benim için kitabın en güçlü tarafı diliydi. Abartısız, süssüz ama çok içten. Bazı cümleleri okurken durup uzun uzun düşündüm; çünkü sanki bir başkasının değil, benim içimden çıkmış gibiydi. Özellikle sevmenin, beklemenin ve kabullenmenin bu kadar naif anlatılması kitabı sıradan bir gençlik romanından çıkarıp daha derin bir yere koyuyor.p
Genç Kız KalbiMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202310,1bin okunma
Okurken hissettiğim şey şu: Sait Faik artık kalabalıklardan sıkılmış, “yalnızlık” kelimesini kabullenmiş ama ondan da korkmuş. “Alemdağ’da Var Bir Yılan” dediğinde, o yılan bana insanın içindeki karanlık tarafı hatırlatıyor — kıskançlık, korku, kötülük, pişmanlık… Yani herkesin içinde gizli bir “yılan” var, ve yazar bunu dürüstçe kabul ediyor.
“Tevekkeli bu dünyaya amansız devran dememişler: Durmuyor. Dönüyor, dönüyor ama bakınız insanı da ne hâle koyuyor.” 
“İnsan ihtiyarlasa da gönlü kocamazmış derler.”