Çocukken etrafımdaki öfkenin korkusu altında hareket ediyordum. Hiç dayak yemedim, fakat aile içinde çok fazla öfke vardı-babam ve ağabeyimde. Annem de buna iştirak ediyordu. Beni öfkeden korumazdı. Öfkenin mutlaka bana yöneltilmiş olması gerekmiyordu, fakat etrafım onunla sarılmıştı. Bu yüzden çaresiz hissediyordum kendimi. Hayır diyememenin bir nedeni de hep zor durumda olup, memnuniyetsizlik yaratma korkusuydu. Şimdi bile sorunlu durumlarla baş etmekte çok güçlük çekiyorum.