Şimdi gerçekten de uyumak istiyorum. Yorulduğum ya da uzun bir mücadelenin sonunda güzel bir şeye kavuşmanın huzurunu hissettiğim için değil. Güzel günün, güzel şeylerin geçici olduğunu unutmak için uyumak istiyorum. Geçicilik duygusunun insanı hep hazır olda tutan despotluğundan kaçmak için uyumak istiyorum. Böylece güzelliğin daha da küçük geçici bir parçasına razı olarak uykuya dalıyorum. Uyandığımda gün bitmiş oluyor, hayat azalarak sonsuza gidiyor, azalarak sonsuza gidiyor, azalarak sonsuza, azalarak...
Çocukluğundaki bir güne gidip tamir etmesi gereken bir şey var,evet.Yıllar öncesine geri dönüp bir vidayı sıkması,bir çiviyi çakması gerekiyor.Sanki ancak o zaman şimdiki hayatı biraz bir şeye benzeyecek,yolunda gitmeyen şeyler düzelecek.Fırlayıp çıkmış bir yayı takması,bir contayı değiştirmesi,yere düşen küçük bir rondelayı bir cımbız ile alıp yerine yerleştirmesi gerekiyor.
İçim kabarıyor, bıraksalar da ıssızlarda başım önümde, kendime gömülerek dolaşsam. Yüzüm uçsuz bir çöle dönük dursam, korksam. Hemen arkamda kentler, yeşillikler, insanlar ve ilişkiler olsa bile.