İnsanlar ne zaman düşünme yeteneğini göz ardı ederek, o meziyetini iyice körleştirmiş halde yaşamını devam ettirir oldu ; işte tam da o zaman kendinden vazgeçti aslında. Sonra hazımsızlık, kin, nefret ve diğer yıkıcı işleyiş hız aldı. Maddesel aşka yönelim ve biraz daha bilinçli olana tapınma tüm bu süreçte artarak büyüdü. İnsanoğlunun bundan rahatsız olduğunu algılayacak ne bilgisi var artık, ne bu işe kafa yoracak vakti. Tükeniyoruz hızla tükeniyoruz, iyi olan ne varsa aymazca tüketiyoruz!..
İlker Pamukçu
Ama siz yükseleceksiniz hep bembeyaz,
Onlar aşağıda siyah kalacak!
Sizin başınız bulutlarda dursun onlar balçıkta bacak!
Siz tatlı rüyalarınızı görün, onlar kalkıp sıçrayacak!
Kavunun kabuğuna bıçağı indirin siz, onlar kaçışacak.
Genişleyin siz merkezde onlar kenarda daralacak!
Onlar seyrek bir fotoğrafta uzağa bakanlar,
Onlar bir ömür taşlara su tutanlar,
Onlar bir hatırada donmuş duranlar,
Onlar bu dünyada yanmış da külde uyuyanlar.
Siz nasılda menekşe gözlüsünüz onlarsa hep aç gözlü!
Ah siz ölümsüzsünüz dünya üstünde, onlar ölümlü.
Ve siz nasıl da güzel kokuyorsunuz, insanın hası
Onlar kenarda kirliler; onlar atık, onlar sası.
Ah siz, nasıl da ‘ siz ‘siniz buram buram, onlar avam.
Bu cahilin, yoksulun, barbarın ışık neyine, onlar ziyan!
Siz ‘it was very amazing’ derken ‘and fun’
Onlar özür dileyenlerdi ağacın ruhundan.
Balkonunuz çok yüksek sizin baş döndürüyor.
Dünya pek alçak bir yer olacak yakında öyle görünüyor.
Ama biz dağınık kaldık.
Sevgimizle, sevgisizliğimizle.
Mutluluğumuzla, mutsuzluğumuzla.
Özlemlerimizle, yitikliğimizle.
Her neyse, her neyse…
Edip Cansever