"Anladım, elden geldiğince susmam gerek,
elden geldiğince düşüncelerimi kendime saklamalıyım.
ve şimdi yazmaya karar vermişsem, bunun tek nedeni,
kendimi gölgeme tanıtmak isteğidir. ”
Sadık Hidayet
Vazgeçtim ben seni
gelecek anın kabaran dalgaları içinde
tanımaya çabalamaktan. İçimdeki
tüm uçsuz bucaksız imgeler gibi- çok uzaktaki...
Rainer Maria RİLKE
“Burada hava her geçen gün biraz daha soğuyor.
Zaman diyorum, biraz daha zaman.
Dilimin ucundaki kelimeler bu kış da donmazsa
Bir dahaki yıl uçmayı öğrenecekler.”
Tarık TUFAN
“Onun dediğine göre, rüzgâr denen şey yalnızca rüzgâr değildi… Okumasını bilmek gerekirdi onu. Bunu bilenler, rüzgârın içinde hayata dair hemen hemen her şeyi bulabilirdi. Çünkü binlerce bitkinin kokusu vardı rüzgârda, binlerce bitkinin şekli, rengi ve fısıltısı vardı. İnsan sesleri vardı sonra çeşit çeşit, hayvan sesleri, tepelerin yüksekliği, denizlerin genişliği, nehirlerin uzunluğu vardı. Rüzgârı okumasını bilenler, canları isterse, hiç görmedikleri bir denizin tuzunu bile tadabilirlerdi sözgelimi. Ya da, yıllar önce ölen bir ihtiyarın, gençliğinde attığı gevrek kahkahaları bile duyabilirlerdi.
Bu nedenle, sürekli rüzgârı dinliyordum ben.”