Fatma Nur KÜÇÜK

Mü’min ta’n etmez, kimseye dokunmaz, lânet etmez, fâhiş söz söylemez ve kimseyi yermez.”⁷⁰ ​Diğer bir hadisde de şöyle buyurulmuştur: اَلْجَنَّةُ حَرَامٌ عَلَى كُلِّ فَاحِشٍ أَنْ يَدْخُلَهَا “Cennet fâhiş ve çirkin söz konuşanlara haramdır.”⁷¹ ​Yine Resûl-i Ekrem: أَرْبَعَةٌ يُؤْذُونَ أَهْلَ النَّارِ فِي النَّارِ عَلَى مَا بِهِمْ مِنَ الْأَذَى يَسْعَوْنَ بَيْنَ الْحَمِيمِ وَالْجَحِيمِ يَدْعُونَ بِالْوَيْلِ وَالثُّبُورِ رَجُلٌ يَسِيلُ فُوهُ قَيْحاً وَدَماً فَيُقَالُ لَهُ مَا بَالُ الْأَبْعَدِ قَدْ أَذَانَا عَلَى مَا بِنَا مِنَ الْأَذَى فَيَقُولُ إِنَّ الْأَبْعَدَ كَانَ يَنْظُرُ إِلَى كُلِّ كَلِمَةٍ قَذِيعَةٍ خَبِيثَةٍ فَيَسْتَلِذُّهَا كَمَا يَسْتَلِذُّ الرَّفَثَ ​“Dört kimsenin Cehennem’de çektikleri azâbdan, Cehennem halkı dahî üzülürler. Hamîm ve Cahîm adlarındaki iki cehennem arasında koşar dururlar: Vay bize mahvolduk, diye bağırırlar. Bunlardan birinin ağzından mütemadiyen kan ve irin akar. Ona şu uzaktaki, hâin herifin hâli nedir ki, bizim çektiğimiz azâb bize yetmiyormuş gibi bir de onun sıkıntısını çekiyoruz? der ki, o her fâhiş ve habîs söze bakar da cim’âdan zevk aldığı gibi, bu gibi sözlerden zevk alır. Bunun için cezâsı budur” buyurdu.⁷²
Fatma Nur KÜÇÜK
Ta’n etmek: Birini yermek, ayıplamakHamîm ve Cahîm: Cehennemin farklı tabakalarını veya bölgelerini temsil eden isimlerdir. "Hamîm" kaynar su, "Cahîm" ise şiddetle yanan ateş anlamlarına da gelir. ​Mütemadiyen: Ara vermeksizin, sürekli olarak. ​Refes (veya metindeki zevk benzetmesi): Müstehcen konuşmalar veya şehevi arzularla ilgili konuları ifade eder.
Reklam
Rabbim, benim kalbimi de dinin üzere sabit kıl.”
95- Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'in En Çok Yaptığı Duâ Hangisidir? 3864- Şehr b. Havşeb (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ümmü Seleme (radıyallahü anha)’ya; “Ey Mü’minlerin anası! Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), senin yanında olduğu zaman en çok yaptığı duâ ne idi?” Dedi ki: “Çoğunlukla yaptığı duâ şuydu: “Ey kalbleri bir halden bir hale çeviren Rabbim, benim kalbimi de dinin üzere sabit kıl.” Ben kendisine: “Ey Allah’ın Rasûlü! Niçin bu duâyı yapıyorsunuz?” diye sordum. Şöyle buyurdular: “Hiçbir kimse yoktur ki onun kalbi Allah’ın parmakları arasında olmuş olmasın. Dilediğini düzeltir, düzgün yola kor dilediğini ise kalbini kaydırarak yoldan çıkarır.” Sonra Âl-i Imrân sûresi 8. ayetini okudu: “O derin kavrayış sahipleri şöyle yakarırlar: “Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi bu gerçeklerden bir daha saptırma, katından bize rahmet ver, şüphesiz bağışı en çok olan sensin sen.” (Müsned: 25210)
Fatma Nur KÜÇÜK
Yanlışlıkla Yanlış kitabı seçmişim Sünen-i tirmizi olacaktı
cümleler ancak bu kadar güzel olabilir.Hayranız
​236- Hacet (İhtiyaç-İstek) ve Dilek Namazı ​481- Abdullah b. ebî Evfâ (radıyallahü anh)'den rivâyet edildiğine göre Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: ​"Kimin Allah'tan ve insanlardan bir istek ve ihtiyacı varsa güzelce abdest alsın, iki rek'at namaz kılsın sonra Allah'a hamdü sena ve Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e salavat getirdikten sonra şöyle desin; ​cezaları vermekte acele etmeyen ikram sahibi olan Allah’tan başka ilah yoktur. Büyük arşın sahibi olan Allah’ı her türlü noksanlıklardan uzak bilir her türlü kemal sıfatlarıyla beraber olduğunu kabul ederim. Tüm eksiksiz övgüler alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Allah’ım rahmetine sebep olan her şeyi ve bağışlamanı gerektirecek sebepleri ve her türlü günahtan uzak olmayı senden isterim. Allah’ım her günahımı bağışlamanı ve her üzüntümü gidermeni senin rızana uygun her ihtiyacımı karşılamanı senden isterim, Ey merhametlilerin en merhametlisi." ​(İbn Mâce, İkame: 189)
Sayfa 189·Kitabı okuyor
Fatma Nur KÜÇÜK
Cümleler ancak bu kadar guzel olabilir Hayranız her zerrene Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)