Mü’min ta’n etmez, kimseye dokunmaz, lânet etmez, fâhiş söz söylemez ve kimseyi yermez.”⁷⁰
Diğer bir hadisde de şöyle buyurulmuştur:
اَلْجَنَّةُ حَرَامٌ عَلَى كُلِّ فَاحِشٍ أَنْ يَدْخُلَهَا
“Cennet fâhiş ve çirkin söz konuşanlara haramdır.”⁷¹
Yine Resûl-i Ekrem:
أَرْبَعَةٌ يُؤْذُونَ أَهْلَ النَّارِ فِي النَّارِ عَلَى مَا بِهِمْ مِنَ الْأَذَى يَسْعَوْنَ بَيْنَ الْحَمِيمِ وَالْجَحِيمِ يَدْعُونَ بِالْوَيْلِ وَالثُّبُورِ رَجُلٌ يَسِيلُ فُوهُ قَيْحاً وَدَماً فَيُقَالُ لَهُ مَا بَالُ الْأَبْعَدِ قَدْ أَذَانَا عَلَى مَا بِنَا مِنَ الْأَذَى فَيَقُولُ إِنَّ الْأَبْعَدَ كَانَ يَنْظُرُ إِلَى كُلِّ كَلِمَةٍ قَذِيعَةٍ خَبِيثَةٍ فَيَسْتَلِذُّهَا كَمَا يَسْتَلِذُّ الرَّفَثَ
“Dört kimsenin Cehennem’de çektikleri azâbdan, Cehennem halkı dahî üzülürler. Hamîm ve Cahîm adlarındaki iki cehennem arasında koşar dururlar: Vay bize mahvolduk, diye bağırırlar. Bunlardan birinin ağzından mütemadiyen kan ve irin akar. Ona şu uzaktaki, hâin herifin hâli nedir ki, bizim çektiğimiz azâb bize yetmiyormuş gibi bir de onun sıkıntısını çekiyoruz? der ki, o her fâhiş ve habîs söze bakar da cim’âdan zevk aldığı gibi, bu gibi sözlerden zevk alır. Bunun için cezâsı budur” buyurdu.⁷²