Fatoş Sevigen

Fatoş Sevigen
@FatosSevigen
Harika bir bakış!
"20.yüzyılın marka büyüsüne köklü bir güvensizlik besliyorum; üzerinde timsah ya da polocu amblemi olan tişörtler giymem, blucinlerimin etiketlerini de sökerim. Aslına bakarsanız, benim şirketleri değil, logolarını göğsümde taşıyarak kendilerine ayrıcalık tanıdığım için, onların bana para vermesi gerektiği düşüncesindeyim."
Sayfa 8·Kitabı okudu
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Fatoş Sevigen

, bir kitap okudu
7/10
·216 syf.··
12 günde okudu
·
2025 36. kitabı
Martin Lindstrom
8.1/10 · 650 okunma
Minicik Bir Ümit Dahi Olsa -İçinde- Korku Barınamaz!
10/10
·202 syf.··
2025 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2025 22:53
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Oğuz Atay'ın kalemi ile ilk tanışma kitabım oldu. Öncesinde 'Ben Buradayım'ı okumanın verimini almış olsamda Atay'ı anlamak oldukça meşakkatli bir iş. Yazarı özümseyen belli bir okur kitlesinin olması şaşırtıcı değil. Korkuyu Beklerken'deki 8 öykü üzerine bir çok araştırma yapılmış lâkin benimde uyanan düşüncelerden seçemeler dizisinde; 1) Beyaz Mantolu Adam : Bir adamın toplumsal normların dışında varolabilme savaşı... Toplumun dışladığı, dışlanmanın dayanılmaz olduğu dorukta, insanın kendini ölümle, varlığından soyutlaması en acı son tercih olsa gerek. Normların dışında -kitle tarafından normal nitelenen özellikleri barındırmayan- farklı olanı gördüğü zaman insanoğlu, onu anlamak yerine kendi dünyasında anlamlandırmaya çalışır. Öyküde Beyaz Mantolu Adam'ı, kimi sadaka verip vicdanını rahatlatarak, kimi onu kazanç kapısı görüp meta olarak kullanarak, kimi de eğlence kaynağında hazzı için sömürür. Her dönem yaşanılmış ve zamanla evrilmiş olsa da bu durum mevcudiyetini korumaktadır. Toplum tarafından dışlanan, dışlanmaya direnip uyum sağlama çabaları içerisine girer, lâkin çabalar başarısız olursa, tek çözüm varlığında yok olma arzusu içeren intihar bir çözüm olarak görülür. 2) Unutulan Hayat maratonunda hiç mola vermeden koştururken, insanın kendi duygularından kaçışı... Peki kaçış ne kadar sürecek? Çözülmek istenmeyen ya da yüzleşmekten korkup bilinçaltına atılanların, bir gün hiç beklenmedik bir anda ortaya çıkışı ile hezeyanlı bir yüzleşme yaşamak kim ister? Kimse istemez ama herkes yapar çelişkisinde, işe yararlığı deli gibi söylenen ama etkisinin bir mum alevi olan telkin cümleleri ise: Dur! Nefes al!
1000Kitap
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma
Bir Ayağı Diğerinin Önüne Atmak Değil YÜRÜMEK!
8/10
·191 syf.··
2025 35. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2025 23:44
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Sportif bir eylemin dışında yürümenin anlamlarını ve işlevlerini, yazarların hayatları üzerinden anlatımda, bilmediğim ama öğrenince haz kaynağı olan birçok yeni bilgi edinmiş olmak, verimli bir okuma süreci olsada kimi yerlerde biraz zorlama övünçler itici geldi. Günümüz sisteminin bize dayattığı maratonda, çalışan anne olarak kendimle başbaşalığın tadını çıkarmak için, ilk fırsatta ayaklarımı yerden keserek boş zaman değerlendirmeleri tercihim oluyor. Belki ya da büyük ihtimalle kalabalıktan uzak, sadece doğanın sessizliğinde kaybolmak ruha şifadır. Lâkin bunu yapabilmek için en önemli etken yaşadığın koşullardaki sorumlulukların. Bu konuda şansım yaver gitmese de önemini inkâr etmeden bu şansa sahipler adına sevinçliyim. Ayrıca yürümenin hızlı olması -ki sistemimizde her tür sorumluluk kişiye yüklü olduğu için istemesekte mecburi yaptığımız- odak noktaya varamama korkusu olduğu, yürümede kendine güven ve cesaretin yavaşlıkta saklı olması mantıklı olsa da uygulamaya ne kadar dönük tartışılabilir. Yavaşlıkta yürümek biz yetişkinler için, görüntü-ses-his/ her detayın yakalanması ve yaşanmasını sağlayabilirken çocuk bakışında, aynı güzergahta her defasında ayrı bir manzara detayında farklı his ve duyguyu keşfetme algısı yaratır diyerek yazarlar için yürümenin işlev ve anlamlarına bir göz atalım. Nietzsche, çalışmak için yürümek zorundadır. Yanında bir refakatçi olmadan, kendi ile başbaşa, belli bir tempoda değil de ıssız dağlarda, deniz kıyılarında, sekerek yürür. Bazen de tırmanışlar yaparak düşünce dünyasını şekillendirmeye çalışır. Ölümüne yakın (44 yaşlarında) akli melekelerinin uçuştuğu zamanda, annesi ile yaptığı
1000Kitap
Yürümenin FelsefesiFrédéric Gros · Kolektif Kitap · 20209,1bin okunma
Oğuz Atay'ı Hiç Okumadan İyi Ki Okudum Bu Kitabı!
10/10
·592 syf.··
2025 33. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2025 22:30
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Oğuz Atay ile ilgili herhangi bir ön okuma/bilgi sahibi olmayan birine, 'Ben Buradayım...'ın son sayfalarını çevirirken, Oğuzcuğumun hayallerine ve hayatına komşu olduğunu, yan dairede oturduğunu hissettiriyor Yıldız Ecevit. Oldukça kapsamlı bu araştırma içeriğinde, Atay'ın eserleri ile hayatı arasındaki bağlantılara ver verilmesi, kurmaca metinlerin anlaşılabilirliğine büyük katkı sağlarken, Atay'ın tüm eserleri hakkında fikir sahibi kılıyor. Aile kurmaya ideolojik nedenlerle karşı çıkan bir genç olan Oğuz Atay'ın, arkadaşlarını birbirine tanıtmaması, terliği burjuva yaşam simgesi olarak görmesi, akılda kalan ilginç yanlar olsa da beyinsel alım gücü yüksek birinin, yaşadığı toplumca anlaşılamaması üzüyor insanı. Dönemine göre birkaç beden büyük geliyor üslubu, fikri ve kurmacası. Bireyciliği ön planda tutan eserlerini toplumcu bakış açısına dönüştüreceği zaman ömrü yetmiyor. İşte ömrünün o son anlarında Sevin ile yaşamsal ilişkisi bir film sahnesini aratmaz diyebilirim. Verdiği varoluşsal mücadelenin, eserlerinde de varoluş krizleri ile örtüşmesinin inceliğini görebilmek için okunmaya değer bir eser. "İç dünyanın dehlizlerinde, çok sayıda farklı yaşamı oluşturmaya yetecek ölçüde bastırılmış gizli yetenek, uç vermemiş duyarlık, kavuşulmamış özlem, bir o kadar da bunlardaki soluksuz bırakılmışlığı neden olduğu, acı ile kotarılmış bir ruhsal karmaşa barındırıyordu. Yaşam, bunların tümüydü." S. 14 "Atay'ın bireyciliği, '(Marx'la) benim aramdaki ayrım şu: Marx dünyayı, ben ise birey insanı değiştirmek istiyorum. O, kitlelere sesleniyor, ben ise bireye, diyen salt bireyci Hermann Hesse'ninkine de benzemez. 'Ne
1000Kitap
Ben BuradayımYıldız Ecevit · Everest Yayınları · 0328 okunma