Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?
gitmekten usandım, yolun korkunçluğundan artık kaygılanıyor ruhum. Dur! Artık ölümle hayatın sarmaş dolaş olduğu kavşağa ulaştık, ruhum senin ruhunun niyetlerini açığa çıkarıncaya, kalbim kalbinin sırlarını öğreninceye kadar bir adım daha atmayacağım.
Artık o yabancı biri gibi, benimle yabancı gibi konuşuyor ve hiç benim hayatımı düşünmüyor ne hissettiğimi ne acılar çektiğimi ve ne düşündüğümü, bütün bunlar umrunda bile değil! Geçen her yılla bana yabancılaşıyor.