Çalıkuşu

Hayata başka penceden bakmak
Puan vermedi·128 syf.··
2026 2. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 15:40
Öncelikle nereden başlayacağımı bilmediğim ama hikayenin sonuna geldiğimde bazı sorularımın cevaplayan bir eserle karşı karşıyayım. Ayfer Tunç ile Aziz Bey Hadisesi ile tanıştım. İkinci olarak Suzan Defteri eseriyle buluştum. Başlarda zorlandığım bir eser oldu. Bir bütünlük kurmakta, karakterleri özümsemem biraz zaman alsada hikayenin içine girdiğimde önyargım uçup gitti. Çoğu kişi düşüncelerini yazıya dökmeye çalışmıştır diye düşünüyorum ama yazıya dökmek çokta kolay değil :( bide bu günlük ise hiçde kolay değil... Ama bir kere başladığımızda vazgeçemediğimiz bir yol arkadaşı oluyor. İlk yazdığın yazıyı okuduğunda zamanla senin gelişimini bile gösteriyor. Şimdi diyeceksiniz neden bunu söylüyor çünkü eseri okurken biraz da kendi pencerenizden bakmaya başlayacaksınız.Olaylar size çok tanıdık gelecek. Bazı satırlarda aa bende böyle hissettim diyebilirsiniz ki ben öyle hissettim. Eserde iki karakterin hayatını onların penceresinden okuyacağız. Hayatın merkezinde olan kadın ve erkeğin hayatta ki duruşu, içlerinde yaşadıkları sancılar, kimseye hatta en önemlisi kedilerine bile anlatamadıkları hisleri bu eserin her bir satırında şahit olacağız. İşte kendinizi bulduğunuz hikayenin içinde gibi hisseceğiniz bir eser. Başlarda okurken çok zorlandım. Ana karakter kadın mı erkek mi? sayfanın sonuna gelip yan sayfaya geldiğimde bir şeyler kopup anlamsız geliyordu ki kısa sürede dilini çözüp satırların aralarına girip özümsemeye başladım. Okurken zorlandığım bu eser zamanla bana keyif vermeye başladı. En güzelide kendine has bir dilinin olması, diğer eserden farklı olması da hoştu. 16 kasımda yazılan günlüğün devamanı başka sayfalarda aramak olaya eğlence katmıştı. Diğer güzel yanı ise çok yoğun olmaması kısa ve öz olması. Çünkü kitabın iki karakteri aynı zaman dilimlerinde
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,1bin okunma
Reklam
Biraz bizden , biraz bize özel:) kısacası DÜNYA AĞRISI...
Puan vermedi·336 syf.··
2025 6. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2025 11:54
Dünya Ağrısı adını almış bir eserle buluştum. Ayfer Tunç ile bu kitabıyla tanışma şansım oldu. Eserin adını okurken hemen anladım aslında her kesime hitap edecek, herkesin kendini bulduğu yerler olacak diye .. tamda dediğim gibi oldu. Altını çizdiğim her cümle beni alıp götürdü. Nereye mi? Bize, bizlere...Dünya da yaşan tüm insanların bu eserde kendini bulacağını düşünüyorum . Kimileri hayallerinden vazgeçiyor sevdiği için bazıları sevdiği için kendinden vazgeçiyor. Herkesin içini kemiren, açıtan, sır gibi saklayan bir hikayesi var. Kısacık ömrümüzü güzellik katmak yerine daha da zorlaştırmak için daha da uğraşıyoruz . O da dünyanın ağrısı oluyor. O ağrının kaynağı insanlar... Eseri okurken bazı cümleler yüreğime dokundu. Onlardan biri Hayat başı sonu belirsiz, bulut gibi dağınık, ansızın yön ve biçim değiştirme yeteneğine sahip bir şey. Hayat tanımlanmayan bir şey. Hatta belki bir fikirdir hayat, daha ötesi değildir. Böyle tanımsız bir bulutta nasıl bir yol olabilir ki? Hem bir yol bulabilse önce kendi giderdi arkasında izini bile bırakmadan. ve gidemedi, sonsuzluk içinde kaldı. Bazen yaşamın içinde yaşamak istemiyoruz , zaman ilerliyor bizde sadede günümüzü geçiriyoruz bazen de içimizde ki kişiyle dertleşiyoruz ya da en kötüsü zamana yetişemiyoruz. " Başa döndüm diye düşündü, düzelti sonra , hayır dönmedim zaman beni geçti zaman kendi sarmalında ilerliyor." Zamanla öğreniyoruz ağrı veren şeyleri. Lafı çok uzattım :) bu eser böyle bir etki bırakıyor. Acele etmeden her cümleyi özümseyerek okudum. Zamana yetişmek yerine bu seferde an da kalmak istedim. Arkada fon müziği olarak yağmur sesleri ona eşlik eden Fariborz Lachini - Soltane ghalbha . Ruha iyi gelen bir melodisi var. özetlemek gerekirse kesinlikle şans verin. Anda kalın , kendinizi ve insanlığı
Dünya AğrısıAyfer Tunç · Can Yayınları · 20216bin okunma
7/10
·350 syf.··
2023 15. kitabı
Severek bitirdiğim bir kitaptı. Hepimizin iç dünyası var. Ve herkesin içinde bir ses. Nefis, şeytan hepsi aynı . İçimizdeki sese kulak vermek yerine onu güzelleştirmek , hayata güzel taraflardan bakmak, iç dünyamızda baş başa kaldığımız da umutsuzluğa düşmemek için vereceğimiz mücadele. Herkesin bir dünyası var o dünyayı güzelleştirmekte elimizde. Ruhumuzun içinde saklı olan hiç bir sese kulak vermeden umutlarımıza tutunarak kendimizi severek, geliştirerek, kendimizin farkına vararak yeni bir dünyayı, kendimizi keşfedelim. Ömer'in içindeki sesle verdiği mücadele bir yanda sevdiğine içindeki şeytanı belli etmemesi . Macide'nin hayattaki yalnızlığı ve biraz olsunda Ömer de bulması, yanında huzur bulacağına inanması. Hepimizin içinde bir ses var. Kimi kulak verir kimi içindeki sesle mücadele eder. Bu eserde ki iki kahraman bu seslerle mücadele etmek için yollar bulma arayışına girerler. Zaman zaman Ömer'e kızsam da başına gelen olaydan ders çıkarması ve sevdiği için yol arayışına girmesi her şeyi sonuca bağladı. Her hikayenin de bir sonu olduğu gibi. Keyifli okumalar. Kitapla kalın :)
Edebiyat & Roman
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Martı Yayınları · 2019208,7bin okunma
Hayatımız gibi ' Oyunlarla Yaşayanlar '
Puan vermedi·108 syf.··
2023 14. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2023 01:58
Oyunlarla yaşayanlar eserini okurken yazarın oluşturduğu her karakter farklı rollerde. Gerçek hayatımız gibi. Her gün bir role giriyoruz ve oynadığımız rolleri yaşıyoruz. Farklı hayatlar ama herkes aynı gibi. Yazarın yazdığı bu eser gerçekliğimizi gösteriyor bana . Oyunlarla yaşamak. Yazarla yeni tanıştım ve oyunlarla yaşayanlarda ki eserinde ki karakterlerin dünyasını merak ettim. Hayat gibi sorunlarla mücadele etmek, varoluşumuzdaki sorunları bilip tutunmaya çalışmak . Bu eser aslında bizi, olanları anlatıyor. Hayattaki gerçekliği oyunlarda yaşatır. Cemilenin hayata karşı güçlü duruşu ve eşine olan tutumu , Çoşkunun içindeki sesi dinlemesi ve niceleri . Herkesin bir rolü var. Hayata karşı gerçek mücadelesini yaşamak için oynuyor. Bazı insanlar konuşarak, bazıları susarak , bazıları ise mücadelesini hayatın gerçekliğini oynayarak gösterir. Bu hikayenin baş karakteri iki arkadaş, umudu bir oyun çıkarmak ve bunu sergilemek. Sorunları bu şekilde dile getireceklerini inanan iki arkadaş. Hayatlarını bunu üzerine inşaa etmeye başlayan iki arkadaş.Kaleme alan hikayelerini gerçek hayatta görmeye başlayan ve onlarla bir bütün olan Çoşkunun hikayesi. Bu yolda umudunu sürdüren Saffetin hikayesi.Kısacası hayat gibi Oyunlarla Yaşayanların hikayesi. Çıkmaz yolların bile bir sonu vardır. Yazılan her hikayeninde sonu olduğu gibi.
Edebiyat
Oyunlarla YaşayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202011,6bin okunma