Nalan... Okurken seni, yaşadıklarını o kadar iyi anladığım için çok üzüldüm. Keşke ikimiz de böyle duygular yaşamasaydık. Neyse ki Nalan kendinin daha değerli olduğunun farkına varıp ve harekete geçiyor. Ali.. Sana diyecek hiçbir sözüm yok maalesef. Yaşadığın acının getirdiği sorumluluğu bir başkasının omuzlarına yüklememeliydin. Son hikaye zaten çok iyiydi. Gayet başarılı bir eser olmuş. Umarım hak ettiği değeri bulabilir.
12 yaşında bir erkek çocuğunun, yobaz cahil köy halkı tarafından, köyün farklı yerlerinde (cami, tuvalet, konuk evi...) toplu tecavüze uğraması ardından yaşadığı psikolojik çöküş anlatılıyor. Ancak ona yardıma gelen pedagog Kürşat 'ın ve Umay'ın aşkına daha çok tanıklık ediyoruz. Şekerli, Sencer ve Kürşat beni çok üzdü. Kitabın gerçek hayatta yaşanmamış olması için dualar ediyorum. Bu arada bilerek mi yapıldı bilmiyorum ki öyleyse bile hoş olmamış hiç satır başı yok kitapta ve bu beni çok rahatsız etti ama genel itibariyle çok hoş bi kitaptı.
Kitap güzel ama içindeki çizimler çok sexist, şiirlerle alakasız çizimlerdi. Başta hediye etmek için, içini tamamen incelemeden almıştım ama şiirden çok dikkat edildiğini, kadın vücudunun çok detaylı çizimlerine sahip olduğunu görünce hediye etmekten vazgeçtim. Keşke bu kadar her sayfada olmasaydı. Şiirlerin önüne geçmişti. Onun dışında şiirler çok güzeldi.
Ya çok güzeldiiii. Her şeyiyle harika bi kitap. Dizi ile çok benzerliği yok gidişat açısından. Ama yine de çook güzel. Sonunda Yaviz beni çok üzdü. Gidenlerin gelmediği ama umutla beklendiği, sevdalıların kavuşamadığı bi Leyla ile Mecnun izliyor gibiydim okurken.