“Yakınlarına, çevrendekilere zararı dokunacak bir düşüncesizlik yapmaktansa, senden başka kimseyi incitmeyecek bir cezaya katlanmak
bin kere daha iyidir.”
Çocukluğumun o saf dünyasından uzaklaşmam, sosyal ve kültürel gerçekleri çoğaltmam, ulusal kimlik ve benliğimin bilincine varmam ve unutulmuş, gözden uzak tutulmuş tarihimi öğrenmem gerekliydi. Zamana... Zamanın ders ve deneyimlerine ihtiyacım vardı.
Gök öyle yıldızlıydı, öyle aydınlıktı ki, ona bakınca insan ister istemez kendi kendine soruyordu: Böyle bir göğün altında huysuz ve kaprisli insanlar yaşıyor olabilir mi gerçekten?
“Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişmeyeceğinden korkuyorum.”