Saat bir mekan bizler içinde ki ayarlarız. Gelecege dair ne var bilmiyorz. Akıp akıp gıdıyor.Üzüntülerimiz ve pişmanlıklarımız ile. Farketmiyoruz dahi. Kaç ay üzüntü kaç ay unutkanlık kaç ay yogun bakım.. herşey oluyor bitiyor tekrardan başlıyor ve hiçbirinde de zaman asla durmuyor. Nehir gibi akıyor önü engellenemez gibi. Sadece birer tecrübe olarak kalıyor okdr.
... Bu kitap zamanı farketmemize neden oluyor
"Kürtlerin ülkesindeki âdet ve usûl şudur ki, kimse yaşlılara, kocakarılara, yaralılara çocuklara, dullara, düşkünlere ve yetimlere el kaldırmaz. Hele aşıklara, sevdalılara asla."
Tolstoy birgün odasına çekilir ve kendisini hizmetçisi de dahil kimsenin rahatsız etmemesini ister, yemeklerin kapı önüne belirlendiği saatte konmasını hatta ve hatta kapının dahi çalınmamasıda bu istekleri arasındadır..Günler geçer kimse onu rahatsız etmez yemekler arzu ettiği gibi saatinde kapının önüne konur, epey bir vakit sonra kapının önüne konan yemeklerin alınmadığını görür ev halkı ama ses çıkaramaz, bir iki derken korkuya kapılırlar ve kapıyı çalmaya kara verirler, kapı çalınır açılmaz, korkuyla odanın kapısını açarlar ve tolstoyu yerde bir cenin halini almış vaziyette hıçkıra hıçkıra ağlarken “Anne Karenina öldü Anne Karenina öldü” diye sayıklarken bulurlar..İşte Tolstoy yarattığı roman kahramanını öldürürken bile bu hale gelmiş ve böylesi bir acı kalbine yürümüştür..(yazarın sanatının büyüklüğü Anne Karenina romanını yazarken zaten kendini göstermiştir)..
Lev Tolstoy