“Bir insanı öldürdüğü zaman, bir yaşamı çalmış olursun,” dedi baba. “Karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun.
Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Aldattığın zaman, bir insanın doğruluk, adalet hakkını elinden alırsın.”
“Çalmaktan daha büyük bir kötülük yoktur.”
“Kadının ise önüne her zaman engeller çıkar. Hem bir külçe gibi hareketsiz hem de kolay eğilip bükülen bir yaratık olan kadının başında, vücudunun rehaveti, kanunun emrettiği itaatler gibi düşmanları vardır. İradesi, şapkasının bir şeritle tutturulmuş tülü gibi, her rüzgârın etkisiyle çırpınır; daima sürükleyen bir arzu ve yine daima engel olan bir ahlak düşüncesi vardır.”