“Araban nerede ağabey?”
“Geldiğimde park yeri bulamayınca bir üst sokağa park ettim.”
“Allah’a emanet ol abi.”
“Sen de kardeşim...”
Neredeyse patlıyordum.
PATLAMADIM...
Sokağın köşesini döner dönmez arkama bile bakmadan ceketimin cebine koyduğum euro dolu zarfla koşar adımlarla ana caddeye çıkıp bir taksi tuttum.
“Ne tarafa başkan?” diye soran taksici yakın gelecekte başkan olacağımı biliyor gibiydi. Yanıtladım.
“Bakırköy İstanbul Caddesi Capacity Avm...”