Güzel bir kitap. Sadece olay odaklı kitap seviyorsanız okuyun. Bir de ben çeviri eserlerde Türk edebiyatındaki o edebi dili, lirizmi, derinliği çok bulamıyorum bu sebeple çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Ama polisiye roman olarak kesinlikle şaşıracağınız ve merak edeceğiniz bir kitap. Böyle çok felsefeye ya da düşüncelere dalmayacağınız bir kitap. Kafa dağıtmalık yani. Şimdiden okuyacaklara iyi okumalar.
Kitap insana umudun ne kadar önemli olduğunu, yaşamanın ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Bir çocuğun gözünden hayatın değerini görüyoruz. Çok beğendim. Okunması gereken bir kitap.
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201794,8bin okunma
Öncelikle herkese iyi okumalar,
Kitap beni birçok yerde etkiledi. Bazı öykülerde kendimi buldum, bazılarında farklı bakış açıları kazandım. Bazılarında da yazarın iç dünyasına
ilişkin birçok fikir edindim. Sabahattin Ali romanlarını daha önce okuduysanız hayatın acı yönlerini keskin ve içten bir biçimde anlattığını bilirsiniz. Bu kitap kısa kısa öykülerden oluştuğu için daha net, kısa ve tesirli şekilde bir anlatım benimsemiş. Ayrıca önsözünde bazı öyküleri kendisinin de beğenmediğinden bahsetmiş. Ben de baştaki bazı öyküleri basit ve sıkıcı buldum açıkçası. Ancak kitap ilerledikçe bu düşüncemden utandım. Eğer olurda okursanız ya da okuduysanız ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz.
Bu arada kitap yazıldığı dönemle birlikte ele alınınca çok başarılı bir kitap. Özellikle yazarın ömrünün hapishanelerde geçtiği düşünülünce yazara da hak veriyorum. Ancak ben bir hukukçu
olarak bazı kısımları yanlış ve abartılı buldum. Ayrıca çocuklara ve kadınlara yönelik hassas(en hafif tabirle!) açıklamalar da vardı. Bunları açmayacağım ama belirtmem de gerekirdi.
Ve bence en önemli konuya gelirsem kitaba ismini de veren “değirmen” hikayesi beni çok etkilemedi. Hatta bu hikaye sebebiyle kitaba önyargılı davrandım. Bir çingene ile kolsuz bir değirmenci kızının hikayesinden bahsediliyor bu kısımda.Fazla realist bakmış olabilirim. İçinde bulunduğum dönemde duygusallıktan uzak olduğum için de bu kısmı abartılı bulmuş olabilirim. Ama sebebi ne olursa olsun “değirmen” den daha iyi öyküler vardı kitap içerisinde. Bu iki kişinin öyküsü bana çok abartılı ve gerçeklikten uzak geldi.
Son söz olarak lütfen bu kitabı okuyun ve lütfen okutun. Bana bu kitabı öneren @emineuslu_ ‘ya da çok teşekkür ederim. Gerçekten sayesinde kaliteli bir kitap okumuş oldum.
İncelemi de kitap içerisinden şu
DeğirmenSabahattin Ali · Venedik Yayınları · 201955,8bin okunma
Açıkçası beğenmedim ama bence sanatsal ve felsefik bir eser okumayı seviyorsanız seçebilirsiniz. İncelemelere baktım akıcı vs denilmiş ama benim için çok ağırdı hiç okuyasım
da gelmedi. Okumak için okudum. Eğer benim gibi olay ağırlıklı kitapları daha çok seviyorsanız seveceğinizi düşünmüyorum. Yine de okuyacaklara iyi okumalar diliyorum :)
Herkese iyi okumalar dileyerek başlıyorum incelememe. Kitabı iki kısımda inceleyeceğim; Gulyabani ve diğer hikayelerin bulunduğu kısım.
Gulyabani kitabı özellikle yazıldığı dönemi de içinde düşünersek bir başyapıt niteliğinde. Gerçekten hiçbir kitabın beni bu kadar güldürdüğünü hatırlamıyorum. Çevremdeki insanlara da gösterdiğimde onlar da güldüler. Halkın diline inmeyi başarmış ayrıca halkın inançlarıyla çok zeki ve alaycı bir üslupla dalga geçmeyi başarmış bir eser. İlkokul kitabı vs diye sakın küçümsemeyin. Kesinlikle okunması gerektiği düşüncesindeyim. Gulyabani kısmını okuduğumda zaman zaman gerildim de aynı zamanda. Hem komedi hem korkuyu bir arada sunan yazar aynı zamanda öğüt vermeyi de ihmal etmemiş. Zaten başladığınızda kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Kolaylıkla okunabilir. Eksi yönlerini değerlendirmem gerekirse betimlemeler sohbetler daha uzun tutulabilirdi. Ama adı üstünde hikaye. O yüzden bunun üzerinde çok durmayacağım. Ayrıca kitabın giriş kısmındaki mektup beni çok mutlu etti. Kitabın esas yazılma nedenini daha baştan anlıyorsunuz zaten. Ve kitaba daha samimi yaklaşmamı sağladı. Olaya değinmem gerekirse zor durumda kalmış bir kadının başına gelen esrarengiz olayları anlatıyor. Türk edebiyatındaki en önemli korku romanı desek bile kitabı anlatmaya yetmez bence. Her yaştan ve eğitim düzeyinden insan kitabı kolaylıkla anlar.
Kitabın ikinci kısmındaki hikayelere gelirsek kadınların aldatması, gayrimeşru çocuklar üzerinde durmuş. O döneme göre baya ciddi bir şekilde kadınların yaşamları ve hakları üzerinde incelemede bulunmuş. Önce saçma geldi ama şu an bazı konulara daha farklı yaklaşıyorum. Sebebi de bu hikayeleri okurken küçümseyen benim gibi birini fark etmeden bu hikayelerin etkilemiş olması. Ancak bu kısımlar için üslup, dil, olay örgüsü olarak