Zaman ta başından beri, liyakatsiz olanları taltif ediyor, taçlandırıyor. Aynen şunun gibi ki beş parmağımız içinde sadece dıştan ikinci parmak kendi başına bir iş yapamaz, verimsiz ve başarısızdır. Ama gel gör ki yüzük de o parmağa takılır...
Bir erkek , en azından özgürdür.
Tutkudan tutkuyla, ülkeden ülkeye dolaşabilir, engelleri aşabilir, en erişemez mutluluklara ulaşabilir.
Bir kadın ise hep yasaklara sınırlıdır...
'' Omuzlarını silkti, gülümsedi. ' Önemli değil. Beklerim. Ekşi elmalar gibi. ' ' Ekşi elma mı? ' ' Bir keresinde, ben küçükken bir ağaca tırmandım, şu yeşil, ekşi elmalardan yedim. Karnım davul gibi şişti, çok acıdı. Annem elmaların olgunlaşmasını bekleseydin, hastalanmazdın dedi. Şimdi, ne zaman bir şeyi çok istesem, annemin elmalar için söylediği şeyi anımsıyorum. ' Yanağından yuvarlanan göz yaşını parmağımla aldım. ' Ekşi elma tamam mı? Tıpkı ekşi elmalar gibi. ' dedim tatlılıkla. ''