Hiç

Hiç
@Fernweh_254
إِنَّهُ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
Vaktiyle gönlümüzü, âlemi ve hakikatleri aksettiren saf ve temiz bir ayna bilirdik. Oysa şimdi, geçen zamanın ve bu dertli dünyanın hengamesiyle gönül, o safiyetini yitirip hakikatı görmekte müşkil hâle gelmiştir.
İnsan ve Duygular

Hiç

@Fernweh_254
·
Gönül bir câm-ı reng-âlûde döndü köhne revzende Zamân ile ana âyine-i 'âlem-nümâ derken Nâbi
İnsan ve Duygular
Reklam
Ey Nedîm ey bülbül-i şeydâ niçin hâmûşsun Sende evvel çok nevâlar güft ü gûlar var idi Nedîm
Cerîr İbn Abdullah radıyallahu anh demiştir ki: Bir gece Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem ile beraberdik. Dolunaya baktı ve şöyle buyurdu: “Siz, şu dolunayı zahmet çekmeden ve izdiham yapmadan gördüğünüz gibi Rabbinizi de göreceksiniz.” [Buhârî, Tefsîru sûre 50/2; Tevhîd 24. Müslim, Mesâcid 211]
İşte Farabi, olsa olsa, böyle bir yalnızlıktan şikâyetçi idi. Yakında ve uzaklarda kendisine fikir arkadaşlığı edecek kimse bulamıyordu. Dolayısıyla kendi içine kapanarak feyyaz ruhunun ve cevval zekâsının sonsuz ufuklarında kendine teselli aramıştı. Onun bu hâlini aşağıdaki Türkçe tercümesini verdiğim şiirleriyle kendisi tasvir ederek diyor ki: “Zamanın ters, yarenliğin faydasız; her reisin bezgin ve her başın hasta olduğunu görünce; evime kapanıp şerefimi korumayı kâr bildim. Yanımda saklı duran ve avucumda ışıldayan hikmet şarabından içerim. Sofra arkadaşlarım mürekkep şişeleridir; sazım onların şakırtısıdır. Bu arada dünyadan göçmüş hikmet erbabının sohbetiyle neşelenirim.” Mamafih Farabi’nin bu muhteşem yalnızlığında hayatını süsleyen başka güzellikler de vardı. Zengin ruhunun o semasında titreşen yıldızları, mistik bakışlarla seyreder; kâinatın ilâhî ahengini kendi icadı olan saz ve kanun telleri üzerinde konuşturur, yeşilliklerin taravetinde, çiçeklerin zarafetinde keşfettiği hikmetin esrarı karşısında mest olurdu…

Hiç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·240 syf.·
2025 12. kitabı
İsmet Özel
8.9/10 · 11,6bin okunma
Reklam