Fethi Civelek

Ah be zaman. Geri gelsen olmaz mı?
Puan vermedi·232 syf.··
2022 17. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2022 23:35
Bazı planlarımız vardır veya yapacaklarımız. Deriz ki yarın olsun yapacağım. Yarın olur ve şartların tam olgunlaşmadığını varsayarız. Ve deriz ki kendi kendimize: “Hele biraz daha zaman geçsin.” O zaman geçer durur, ama şartlar bir türlü olgunlaşmaz. Yapacağımız şeyi yapmaya bir türlü cesaretimiz olmaz. Daha iyi anlatabilmek amacıyla kendi mesleğimden bir örnekle yola çıkayım: Mesleğimizde bir kamudan gelenler vardır, bir de özel sektörden. Kamuda çalışan büyüklerimin anlattıkları ve benim gördüklerimden yola çıkıyorum. Ben kamudan gelmediğim için bahsedeceğim örnekteki durumu ben yaşamadım ama buna benzer çok durumla yüz yüze geldim. Kamuda çalışan ve 3 yılın sonunda yeterliliğini alan, ayrıca toplamda belli bir süreyi dolduran kişi, isterse istifa edebilir ve belli bir unvanla özel sektörde kendine ait işyeri açabilir. İşte bu süre dolunca başlar herşey. Ya istifa edilecek, özel sektöre dalınacak, müşteri kovalanacak, gelir gider hesapları yapılacak, işçi çalıştırılacak vs. ya da kalmaya devam edilecek. Sonra başlar beynin oyunları: “tam hazır değilsin, şimdi sudan çıkmış balığa döneceksin, biraz zamanla kendini alıştır, bir yandan bağlantılar kur, sonra istifa edersin” der. Kendimizce beyin haklıdır. Hemen öyle balıklama dalınır mı? Biraz ön hazırlık yapmak lazım. O üç-beş yıl bitmek bilmez, ön hazırlıkla geçer. Sonrasında da çocuklar, okulları, ev, araba… yeni maceralara atılmaya ne gerek var? Çocuklar büyüsün hatta evlensin sonra bakarız! Hakkım baki değil mi? Sonra istifa ederim, deriz. Tabii sonrasında yaş elliye dayanmıştır. Eskisi gibi cevvallik de kalmamıştır. Öyle olunca da mazallah kalp, stres… sonra hayat da kısa, değmez yeni maceralara, der, emeklilik yolunu gözleriz. 65 yaşında emekli olduktan sonra, bir bakarsınız ki: geçen bir ömür… Daha yolun
Roman
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir noktada, belki de içgüdüsel olarak, insan geri döner ve arkasındaki bir kapının kapanarak dönüşü olanaksız kıldığını fark eder. İşte o zaman, bir şeylerin değişmiş olduğunun ayırdına varırız, ... zamanın geçtiğini ve günü gelince yolun zorunlu olarak son bulacağını anlarız.(s.49) "Muhakkak farklı bir şeyler olagelmeli, öyle bir şey ki, insan, 'artık sonuna gelmiş olsam bile beklemeye değmiş' diyebilmeli."(s.57) Dün gibi geliyordu ama zaman geçmişti, o hareketsiz, herkes için aynı, durağan yani, ne mutlu olanlar için daha yavaş ne de talihsizler için daha hızlı olan ritmiyle akıp gidiyordu.(s.65) Gençliğinin solmaya başlamış olmasına rağmen, inatçı bir yanılsama sonucu, yaşam bitmek bilmezmiş gibi görünüyordu gözüne.(s.75) Zaman elini sizden daha çabuk tuttu, sizinse artık her şeye yeniden başlama hakkınız yok.(s.146)
Roman

Fethi Civelek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2022 00:39
·
2022 16. kitabı
George Orwell
8.6/10 · 296,7bin okunma
Asalak insanlar...
Ciğeri beş para etmez, asalak insanlar yok olup gittikleri için, herkese daha çok yiyecek düşüyordu.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Roman
Puan vermedi·264 syf.··
2022 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2022 23:01
Öyle uzun uzadıya inceleme yazısı yazmayı düşünmüyorum. Keza zaten bir çok incelemelerde bu yapılmış. Öncelikle konu mükemmel. Öyle ya. Görme duyusundan daha gelişmiş bir duyu var ortada: Koku alma. Karanlıkta bile kimse göremezken çok rahat istediğini yapabiliyor. Şahsen "böyle bir yeteneğim olsaydı ne güzel olurdu" diye az iç geçirmedim. Gelelim bu konunun işlenişine. Başlarda bana göre gayet iyi. Şu 7 yıllık inzivaya çekilme durumu saçma bana göre. Gereksiz ve fazla uzatılmış. Sonrasında ise damıtma sanatını öğrenme çalışmaları falan. Ama iş cinayetlere geldiğinde roman bence akışını durduruyor. Bana göre cinayetleri işlerkenki ruh hali, maktulün korku hali ve onun kimliği, çevresinin yaşadığı duygu, düşünce hiç yok ortada. En büyük cinayette biraz işin içinde duygu ve heyecan var. Ama bir yakalanma sahnesi var ki; çok yüzeysel geldi bana. Polis geldi katili buldu iş bitti. İp uçları, onu bulmak için yaşananlar, biraz kaçış vs daha heyecanlı olabilirdi. Eğer bu romanı Umberto Eco yazsaydı 1000 sayfa yazardı herhalde. Bu kadar özgün bir konu, yüzeysel bir anlatımla yazılmış gibi geldi. Ama ne olursa olsun okunası bir kitap.
Roman
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,4bin okunma