"Sevgili sekiz yaşım,
Nasılsın ?
Biliyorum, korkuyorsun. Kafanın içindeki sesleri susturmak istiyor, beceremiyorsun. Kendin olmak ağır geldiği için, o büyük yemek masasının altına saklanıp başka biriymiş gibi davranıyorsun. Kendini sürekli ağladığın için güçsüz, başına kötü şeyler geldiği için şanssız hissediyorsun.
Sana bir iyi bir de kötü haber getirdim.
Kötü haber, kafandaki sesleri hala susturamadın.
İyi haber, artık onları satıyorum.
Sen bu kadar güçlü olmasan, beceremezdim.
Teşekkür ederim.
.....Yirmi beş yaşın....."