Büşranur

10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
eric-emmanuel schmitt ile aramda özel bir bağ oluştuğuna inanmaya başladım. oscar ve pembeli meleği bu yolda 5. kez bana vay be dedirttirdi. yazarın okuduğum diğer 4 kitabından çok sevdiklerim ve bu olmamış dediklerim elbette oldu. ama 10 yaşında küçük bir çocuğun ağzından, yaşamla ölüm arasındaki o çizgiyi okumak olağanüstüydü. çevremdeki herkese önerdim ve onlar ağladıkça ben demiştim demekten alıkoyamadım kendimi, şimdi burda bu incelemede konusunu anlatsam 72 sayfalık metnimize hakaret etmişim gibi gelecek ve siz ilk şok dalgasından mahrum kalacaksınız:) oscar'ın tanrıya yazdığı bu mektupları okumanıza tüm içtenliğimle çok isterim. benim açımdan duygusal ve etkileyiciydi, bir dram olmadan tüm sadeliğiyle böyle bir kurguyu aktarabilmek korkunç saygıyı hak ediyor. aşkı, sevgiyi en önemlisi bir çocuk mahçubiyetinin aktarılma biçimini çok beğendim.
1000Kitap
Oscar ve Pembeli MeleğiEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2026727 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2020 14:50
Yüzümde kocaman bir gülümse var, mutlu prensi düşünmenin vermiş olduğu çocuksu bir gülümseme, bugün Oscar wilde hakkında bir paylaşım yapmışken benim için gerçekten anlamı olan bu kitaptan da bahsetmek istedim. Mutlu prens ile çocukken tanıştım, 2019 yılından beri de sanırım her yıl düzenli okuyorum. İçinizi sıcacık yapacak bir kitap mutlu prens belki 50 sayfa ama içindeki 5 hikaye uçsuz bucaksız denizlere, hayatlara götürüyor bizleri, sıcacık, merhameti, insan olmayı tekrar hatırlatıyor. Bence kusursuz bir çocuk kitabı, bana kitap okunurken ağlanabileceğini öğretmişti. Bugün tekrar baktığımda yine gözlerim doldu. 1 saatinizi bile almayacak ama hayatınız boyunca sizinle yaşayacak bir kitap, o yüzden lütfen bir şans verin. Pişman olmayacaksınız.
Edebiyat
Mutlu PrensOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,9bin okunma
Bayıldım
10/10
·321 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
" Amos Oz İsrail’in çağdaş yazarlarının başında gelen önemli bir yazar. Daha önce kendisiyle tanışmamıştım ve varlığından haberim dahi yoktu. Ankara sokaklarını arşınlarken küçük bir kafede Fima’yı gördüm ya da Fima onu görmemi sağladı. Dürüst olmak gerekirse baskısı olmayan kitapları almak bana hep cazip gelir yani alırken Fimaya böyle tutulacağımı pek düşünmemiştim. Böyle bir kitabın artık basılmaması ve bunu yeteri kadar insanın okuyamayacak olması çok acı… Fima, hayata tutunmaya çalışan ama hayat gerçekten ne? Hayatın anlamı ne? Suçsuz çocuklar ölürken bir şey yapamadıktan sonra okumak, profesör olmak neye yarar? kavramlarını hayatına oturtmuş bir karakter. Üniversiteyi dereceyle bitiren fabrikatör bir babanın oğlu olan Fima, boğa dönemi diye adlandırılan bir döneme girerek tüm kariyerine sırtını dönüp küçük bir yerde çalışmaya başlar. Aslında kitap burda başlıyor 54 yaşında yalnız, her şeyi unutan ama çok kuvvetli bir tarih bilgisi olan, sürekli gazete okuyan haber izleyen bu karakter İsrail’in sokaklarına ayna tutmuş. Dönemin İsrail'i, halkın düşündükleri ve savaşın insanların ruhundan çaldıkları hakkında harika bir eser ortaya çıkmış. Hayatımın hiçbir döneminde böyle bir eser okumamıştım, bayıldım. Haberlerde kullanılan dili eleştiren yazar her şeyin böyle kabullenilip normalleştirilmesine karşı çıkıyor. Fima belkide hayatı boyunca yaşama tutunmaya çalışıp, savaşın mantıksızlığı üzerinde makaleler yazmaya devam edecek, masum insanların daha fazla acı çekmesini kaldıramayacak ve bu onu çileden çıkaracak ama bir daha hayatını yakalayabilecek mi? Bunun cevabını bilmiyorum, daha keskin ve çarpıcı bir son bekliyordum ama zaten Amos Oz’un derdi sadece dünyaya sesini duyurmak değil miydi? Sonu istediğim gibi olsun veya olmasın ben gerçekten çok etkilendim uzun
1000Kitap
FimaAmos Oz · Can Yayınları · 199718 okunma
10/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2023 42. kitabı
M Ü K E M M E L Kitap okumaya başladığım ilk günden beri yaptığım en büyük hata alamutu okuduktan sonra semerkantı okumak oldu. Dediklerim garip geliyor farkındayım ama Semerkant büyüleyici bir eser. İran coğrafyasının içine girmek ömer hayyamı, hasan sabbahı ve nizamımülkün hikayelerine Semerkant da eşlik etmek bambaşka bir doyuruculuktaydı. Semerkantı okuyup bitirdikten sonra alamutu bitirmek ise çorba içtikten sonra ana yemeğe geçmek gibi olabilirdi. Benim yaptığım ise çorba içmeden ana yemeği yemek olmuş biraz. Dürüst olacak olursam hayatımda hiç irana ilgi duymadım hiç iranın eski coğrafyasını sosyokültürel düzeyini düşünmedim çünkü ataerkil düzenlerden ve iran Afganistan gibi kadınların zor şartlarda sürekli bağımsızlık mücadelesi vermek zorunda kaldıkları yerlere karşı korkunç bir ön yargım ve kinim var. Semerkantı okurken ise çok farklı bir şok geçirdim. Kitap 4 kısımdan oluşurken önce hayyamla sabbahı nizamülkü tanıdım daha sonra selçuklular o şu bu derken çat iran daki devrimsel mücadeleyi okumaya başladım. Tarih, kurguya çok açık büyük bir evren istediğin bir şekilde tarihi yoğurabilir ve onu kurgusallaştırabilirsin ama her kurgunun altında az da olsa bir gerçekte yatmaz mı? Semerkantı bitirdikten sonra biraz araştırma yaptım ve okuyan insanların ne düşündüklerini görmek istedim çünkü ben de barış özcanın önerisiyle daha fazla ilgi duyup okumuştum. Yorumlara baktığımda gerçekten koca bir hayalkırıklığına uğradım. Amin maalouf’un türk düşmanı olduğundan sadece selçuklu hakanlarına haksızlık edip kötülediğinden o yüzden hiç hoşlanmayan çok fazla insan gördüm. Bu konu hakkında görüşlerimi paylaşmanın en doğal hakkım olduğunu ve linç yemek istemediiğimin altını çizdikten sonra, böyle muazzam bir eserden, rubailerden halkın çektiklerinden ve en önemlisi o
1000Kitap
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,9bin okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 19. kitabı
konuşmak istediğim çok fazla kısım var ama merak ettiğim alakasız konu gerçekten okurken bu kitabı sevmediniz mi? yani puanı beni çok önyargıya sürüklememişti açıkcası daha önce stephen crane okumuş ve çok sevmiştim. neyse, mükemmel bir kalem ve mükemmel bir eser okuduğuma inanıyorum ve samimi bir durumda tavsiye ediyorum. kısacık bir eser bize inandığımız kadar var olduğumuzu hatırlatıyor. inanç gerçekten bizi yaşamda tutan şey mi, bilmiyorum. tek bildiğim inandığın şeyin isminin bir öneminin olmaması, ister Allah ister evren isterse bambaşka bir şey olsun ismi, önemli olan tek konu inanmak. george'un annesi kalan son umudunun inandığı gibi olacağı inancıyla yaşadı ve bu onu ayakta tutan en yegane şeydi. kitap bir annenin nasıl yıkıldığını anlatmıyor sadece, hayatın sana getirdiklerini yönetmezsen ve bir şeye gerçekten gönülden inanmazsan nasıl savrulabileceğini gösteriyor. george' un annesinin geri kafalı olduğuna inanması ve alkolik bir yaşamın ona modernlik gibi gelmesinin tek sebebinin çevresi olduğuna değil, baskı olduğuna da inanıyorum. bilmediğimiz her durum cezbedici ve bambaşka bir hayat versiyonu gibi gelebiliyor. değinmek istediğim bir diğer benim için önemli konu ise sevdiğimize verdiğimiz değer oldu. sevmek sadece kaybetme korkusu yaşarken değil, incitmeden,kırmadan, hissettirerek sevince gerçekten sevmek. bazen çok geç oluyor ve pişmanlık ömür boyu seninle ve vicdanınla kalıyor. george olsam ne hissederdim diye düşünürken boğazım düğüm düğüm oluyor. neyse bu konu hakkında neler söylemem gerektiğini bilmiyorum,kitaba da saygısızlık yapmak istemiyorum. kitap george ve annesi'nin yaşanan olaylarla değişmesini ve george'un farklı bir versiyonunun annesi ve george üzerindeki etkisini anlatıyor. uzun zaman sonra buraya inceleme yazarken daha çok içimi döktüm
2023 Okuma Raporları
George’un AnnesiStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023760 okunma