Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor
Adnan Yücel'i, Haydar Ertem'in Yaşar Kemal'in cenaze töreninde okuduğu "Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek" şiiriyle tanıdım.
youtu.be/mGKn8BHZvCg
Şair, araştırmacı, eğitimci, öğretmen Adnan Yücel 2002 yılında 49 yaşında bize yılmamayı, umut etmeyi, direnmeyi öğrenmeyi bırakarak ayrılmış aramızdan.
1. Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek
2. Acıya Kurşun İşlemez
3. Ateşin ve Güneşin Çocukları
4. Soframda Kaval Sesi
5. Bir Özlem Bir Türkü
6. Rüzgarla Bir
7. Çukurova Çeşitlemesi
8. Sular Tanıktır Aşkımıza
8 şiir kitabı var 9. Kitabı ( Kavgalara Sözlenen Sevda ) kendi isteği üzerine kaldırılmış. Bir de araştırma kitabı var ; Karacaoğlan .
Toplumcu gerçekçi şairler arasındaki yeri farklıdır. O klişeleri reddeder. Örneğin; Adnan Yücel’in şiirlerinde noktalama işareti yoktur; çünkü, nokta, virgül ve ünlem işaretleri durağanlığı ve ölüm sessizliğini çağrıştırmaktadır ona.
18 yaşında işkenceye maruz kalan Aysel Zehir için "Direnç Çiçeği" şiirini, işkencede kendi ismini kabul etmeyen Mehmet Fatih Öktülmüş nezdinde tüm ihtilâlci komünistler için "Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek" şiirini,80'deki Diyarbakır cezaevindeki zulme karşı bedenini ateşe veren kürt gençlerine "Dörtlerin Gecesi" şiirini yazmıştır.
Adnan Yücel'in şiirlerini okurken sanki yaşarsınız sizi tamamen atmosferin içine alır. Bir yandan film müziği çalıyor bir yandan izliyormuşsunuz gibi. Ve bu yönüyle hayatın yaşanılabilirliğini her dizesinde bir kez daha önümüze