Emrah Camerhesin

Emrah Camerhesin
@Filankevski
Mirov bê derd nabe.. “Cehalet, gönüllü talihsizliktir.” “Bilgi, cehaleti yönetir.”
Ruhun derinliklerinden gelen bir roman.
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 149. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2020 18:08
Yazar Sylvie Matton, Rembrandt’ın hayatı konusunda ne kadar derin ve incelikli araştırmalar yaptığını bu biyografik romanda gayet güzel anlatmayı başarmıştır sanırım. (Yazar kendi notunda, bu romanda gerçeklik dışında hiç bir detaya yer vermediğini “uydurma hiç bir şey yok” diyerek belirtmiştir.) ••• Dönemin belgeleri, Noter yazışmaları, Mektupları, Ve daha da önemlisi Rembrandt tablolarından dönemin acılarını ve hüzünlerini araştırıp, Biyografileri inceleyip bunu bir roman akıcılığında okura aktarmak, muazzam bir iş. ••• Roman “birinci şahıs anlatıcı” tekniği ile yani doğrudan kahramanının gözünden yazılmış ve zaman/mekan algısı çok başarılı işlenmiş. Kitap boyunca bu anlatım akıp gitmekte ve ana karakterin bütün inişli-çıkışlı ruh halini okura inanılmaz hissettirmekte. ••• Yazım tekniği ve edebiyat hazzı bir kenara konduğunda ve konusu özelinde baktığımızda; 17.yüzyılın ortalarında veba salgını günlerine uzanan, Amsterdam’da başarılı bir ressamın onlarca tablosuna konu olmuş, hizmetçisi olarak dahil olduğu acı ve ıstırap dolu bir hayatı, hayranlık uyandıracak bir olgunlukla karşılayan genç hizmetçi “Hendrickje Stoffels”in (Rembrandt’ın orospusunun) hikayesiyle karşılaşıyoruz.. ••• Gerçek bir sevgi, adanmışlık, fedakarlık.. Bütün suçlamalara ve yargılamalara karşı genç bir kadının, büyüyen sevgisinin derinliği ile sessiz kalması.. ••• Adaletli bir ressam olan Rembrandt’ın bütün kararlarıyla, tavırlarıyla gurur duyan bir kadın.. ••• Dindar olması, bütün acılarını bir ritüel gibi Tanrıya, Tanrının yüceliğine yorması, büyücülere olan inancı ve Okuma-yazma bilmemesine rağmen, o dönemde yas tutan ressama karşı, gözlemleriyle ve düşünceleriyle çok incelikli yaklaşan, kanat geren bir kadın.. ••• Dönemin Kilise anlayışı ve din adamları ile söz sahibi insanların
Edebiyat
Rembrant'ın OrospusuSylvie Matton · Bilge Kültür Sanat · 200612 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Folko’nun hüzünlü hikayesi.
7/10
·118 syf.··
Beğendi
·
2020 148. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2020 16:28
Çocukluk zamanlarında ıskaladığım, okumadığım çocuk kitaplarını haftada en az 1 tane şeklinde okumaya çalıştığım bir okuma programı dahilinde bu 9-12 yaş aralığı için daha uygun olan, #CanÇocuk Yayınlarından çıkmış “Beyaz Yele” çok tatlı ve hüzünlü bir hikayeye sahip. Hatta 9-12 yaş grubu için biraz fazla hüzünlü bile denebilir. Ancak içerdiği önermeler ve hayat dersleri açısından da önemli bir bakış açısı sağlayabilir. Karmaşık edebiyat teknikleri ile yazılmış romanlar ve zihin açan felsefe kitaplarının arasına, böyle kısa animasyon filmi tadında çocuk kitapları eklemek, iyi geliyor belki.. keyifle okumalar..
Edebiyat
Beyaz YeleRene Guillot · Can Yayınları · 1983191 okunma
Şu çılgın Özakman..
Puan vermedi·752 syf.··
2020 147. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2020 22:51
“Şu Çılgın Türkler”i ikinci okuyuşum.. ilki kadar akıcı olmayacağını düşünmüştüm aslında.. Hem okuma programımda olmasından hem bilgilerimi tazelemek için tekrar elime aldım ve gördüm ki; bu kitabın sıradan bir roman olmadığını ve Turgut Özakman’ın usta yazarlığını unutmuşum, geçen 15 yılda. Olağanüstü bir akıcılık ve yalın bir dile sahip, bu kadar uzun destansı bir romanı 2-3 günde bitirmek hiç de zor olmadı.. Zaten inceleme yazılmasına bile gerek olmayan bir ulusun tarihini roman olarak işlemiş bir kitaptan bahsediyoruz. Duygusu, hissiyatı, konusu ve anlamıyla zaten okuru içine çeken, belli aralıklarla okunması elzem olan bir başucu kitabı. Keyifle okumalar..
Tarih
Şu Çılgın TürklerTurgut Özakman · Bilgi Yayınları · 202324,6bin okunma
Tutunamayan Aylaklara..
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2020 146. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2020 23:17
Bir inceleme yazısı için en son söyleyebileceğim şu final sözünü bu eser için, ilk cümle olarak kurmayı yeğlerim: “Başta kendim olmak üzere; Toplumda her bireyin kendisinden irili ufaklı parçalar bulacağı Muazzam! bir eser..” Hakkında çok fazla inceleme yazısı ve alıntı bulabileceğiniz bu kitabı; henüz bitirmiş olmama karşın, ilk defa okuyacak olanları kıskanacağımı düşünüyorum.. Esere İçerik olarak bakıldığında: -Tanımlamalar, tarifler, tasvirler -Toplumsal ve bireysel psikolojik incelemeler -Simgesel anlatımlar, zihin sesleri, zaman ve mekan anlatımı.. -3.sahıs anlatım, bilinç akışı.. -Birbirine benzer kelime gruplarının ve cümlelerin, konu tekrarı ve pekiştirme maksatlı kullanımı-ki bu ana karakteri iyi anlamanızı sağlayan bir teknik.. -Hikayenin geçtiği şehir olan İstanbul’un bir çok semtini ve semtteki insan profillerinin tema olarak işlenişi.. Bütün bu konular yazarın edebi metin olarak birden çok tekniği harmanlayarak (bazı bölümlerde yorucu gelse de) okurda müthiş bir etki yaratmasına yetiyor. Muazzam dememdeki öncül sebeplerden biri bu edebiyat hazzıydı. Baş karakter C.’nin aylaklığı ya da aylaklık dediği şey ve dışarıya yansıyan kısmının altında, elbette hepimizin hayatında irili-ufaklı yaşadığımız ailesel,psikolojik,fizyolojik ve sosyo-kültürel travmalardan kaynaklandığını kitabı ancak sindirerek ve sabırlı bir okuma yaparak anlayabileceğinizi düşünüyorum. Her ne kadar yalın bir dille yazıldığı söylense de; tıpkı büyük başyapıtlarda olduğu gibi, karmaşık bir giriş sizi bekliyor kitapta. Bu gözünüzü korkutmamalı sabırla okumalısınız. Ana karakter C.’nin aylaklığı, düşüncelerinin ve travmalarının onu biçimlendirdiği karşıtlık.. kadın düşkünlüğü, kadına bakışı, alışılmış-gelenekselleşmiş olana karşı olması.. “bir tutamak sorunu”ndan ileri geliyor.
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 201771bin okunma
Felsefeyi Mizah Yoluyla Anlamak
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 144. kitabı
- Geçenlerde bir gün Platon, kolunda bir ornitorenkle bara girmiş.. Barmen çifte alaycı bir bakış atınca bizim ihtiyar, -“ne diyeyim?” demiş, “mağarada daha güzel görünmüştü gözüme!” İki felsefe profesörünün, felsefeyi anlatmak için buldukları eğlenceli yöntem üzerine adına “felsefespri” dedikleri, onlarca felsefe konusunu çok sade tanımlarla ve okurun eğlenerek algısını arttırmaya yönelik fıkralarla zenginleştirip muazzam bir formata çevirdikleri müthiş bir kitap. Metafizik, mantık, etik, din, varoluşçuluk, metafelsefe.. gibi onlarca konu ve bu konuları pekiştiren kısa etkili yorumlamalar ve elbette konuya ‘cuk’ oturan fıkralarla felsefeden sıkılan kesimi bile memnun edecek bir format hakim. Sonunda kısa bir sözlük kısmının olması da artı bir özellik. Şunu belirtmekte fayda var elbette, felsefeye hakim arkadaşlar için biraz başlangıç seviyesi kalabilir, konu başlıkları. Ancak hafıza tazelemek ve örneklerden yararlanmak, alıntılar yapmak ya da bahse konu fıkralardan bir kaçını bile bilmek, artı olacaktır. Bir iki örnek vermek gerekirse: Akılcılık/Rasyonalist, (bilgiye ulaşmada duyulan anayol olarak gören ampiristin, yani deneycinin tersine) bilgi edinmede aklı tüm diğer yollardan üstün görenleri tanımlamak için kullanılan felsefi bir terimdir. Örn: İyimser, “Bardağın yarısı dolu,” der. Kötümser, “Bardağın yarısı boş,” der. Rasyonalist ise,”Bardak gereğinden iki kat büyük,” der. Thomas Cathcart & Daniel Klein iyiş çıkarmışlar.. keyifli okumalar..
Felsefe
Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle Bara GirerDaniel Klein · Aylak Kitap · 20122,424 okunma