Kendi değeri olmayan bir insan başkalarının değerini hiçbir zaman çekemez.Çünkü insan ya kendi üstünlüğü ya da başkalarının kötülüğü ile beslenmek ister.Bunların birinden yoksunsa ötekine dayanmak zorunda kalır.Bir başkasının üstün değerine ulaşmak umudunu yitirince o kişiyi bulunduğu yerden aşağı çekmekle bir eşitlik kazanmaya çalışır.
Franz Kafka'yı 20.yüzyıl yabancılaşmasının poster yüzü olarak düşünürüm.Yazardan geriye kalan bir kaç resimden birinde,çökük avurtları ve hüzünlü bakan gözleriyle âdeta yüzyıl boyunca yaşanacak trajedileri önceden sezmiş izlenimi verir.Kafka'nın hayatı"dışlanma"nın iyi bir örneği gösterilebilir.Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nda bir Çek olarak doğmuş olması,Çekler arasında Almanca konuşan ve yazan biri olması,Almancayı ana dili yapmışlar arasında bir Yahudi olması,Yahudiler arasında ise bir inançsız olması...'
Celaleddin Rumî,"Zira mümin, müminin aynası olunca yüzü buğulanmadan kurtulur./Mahzunluk zamanında dost,can aynasıdır.Aynanın yüzünü nefesle buğulandırma./../Acaba yüzümü nasıl göreyim?Ne renkteyim ki, gündüz gibi miyim,gece gibi mi?/Diye can suretimi hayli zamandır arayıp duruyordum.Fakat suretim kimseden görünmüyordu./Nihayet dedim ki,ayna neden icad edilmiş,ne güne yarar?Herkes nedir,kimdir,kendisini bilsin diye değil mi?/.../Nihayet ben,beni buldum,iki gözünde aydın bir yol gördüm, dedim/Vehmin;kendine gel,o senin hayalindir.Kendini hayalinden ayırt et dedi./Suretim gözünden seslendi:Birlikte ben senim,sen de bensin./Hayal bu zevali olmayan aydın gözdeki hakikatlerden nasıl yol bulur da girer?"der Mesnevi'de.'
Kendi kendisiyle arkadaş olamanın hedefi,insanın kendi içindeki tahripkâr bir düşmanlıktan kaçınmaktır.Kişi ancak kendinin dehlizlerinde sağ kurtulduktan sonra sağ kalan bir başkasını aramaya başlar.
İnsanın iç dünyasını ele alarak sohbet havasında yazılmış mânâsı derin pek çok konuda da fikir veren bir kitap ve bu konular ile ilgili nadide fikirlerini belirten yazarın beğendiğim eserlerinden biri oldu.Tavsiye ederim.