"Hiçbir şey işe yaramamisti ; gözlerim açık dosdoğru tavana bakarak çaresizce kalakaldım. Sonunda işaret parmağımı ağzıma soktum, emmeye koyuldum . Beynimde bir şey kıpırdanmaya başladı,derinlerde bir düşünce ortalığı karıştırıyordu , çılgınca bir fikirdi bu : Isırırsam ne olurdu ki ? Bunun üzerine bir an bile düşünmeden gözlerimi yumdum , dişlerimi sıktım.
Havaya fırladım. Sonunda uyanmıştım.Biraz kanayan parmağımı yaladım. Acimamisti , yara da önemsizdi ve bir anda kendime gelmiştim; başımı salladım, pencereye gittim, yaraya sarmak için bir bez parçası buldum. Orada durmuş uğraşırken gözlerim sulandı, kendim için yavaşça ağlıyordum . Isırılmış bu sıska parmak öyle acıklı görünüyordu ki . Hey yüce Tanrım, ne durumlara düşmüştüm "...
" Olgunlaşmamis insanın özelliği , bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir, olgun insanın özelliği ise bir dava uğruna gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir."
"Güzel yaşamak neler yaptığın veya neler yapabildiğin değil , güzel yaşamak her şeyin tadını çıkarabilmek aslında. İçtiği suyun bile tadını çıkarmalı insan, yediği yemek parçasının , gün ışığının.....
Sadece yaşamak için nefes almamalı , nefes almayı da sevmeli insan ."